(Yâd et!) O zamanı ki Biz meleklere (ve cinlere): “(Şerefini ikrar ettiğinizi göstermek ve onu selamlamak üzere) Âdem’e (kıble olarak yönelip, Allâh’a) secde edin!” buyurmuştuk da, onlar(ın hepsi) hemen secde etmişlerdi. Ancak İblîs (direnip, secdeden) kaçındı ve iyice büyüklendi. Zaten o (ilmi ezelîde bedbahtlığı bilinen) kâfirlerdendi.
Bakara 34
Şüphesiz ki Allâh bir sivrisineği de, (küçüklük veya büyüklükte) onun üstünde olanı da herhangi bir misal olarak açıklamaktan (ve hakkı ortaya koymak için örnek vermekten) asla hayâ etmez (; kim ne der diye çekinip vazgeçmez). Artık o kimseler ki (Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e ve Kur’ân-ı Kerîm’e) inanmıştırlar; işte onlar onun gerçekten Rablerinden (gelmiş, inkâr edilemeyecek) bir hak olduğunu bilirler. Ama o kimseler ki kâfir olmuşlardır; işte onlar da “(Sivrisineği örnek vermenin ne anlamı olabilir,) bir misal olarak Allah bununla ne (gibi bir) şeyi kastetmiştir?” derler. O (Allâh-u Te`âlâ), bunun (gibi örnekler açıklamak) la (inkârı sürdüren) birçok kimseleri saptırmaktadır, (tasdikte bulunan) birçoğunu da yine onunla hidâyet (bakımından ziyade) etmektedir. Ama O, onunla ancak o fâsıkları(n) sap(ıklığını ar)tırmaktadır (ki, zaten onlar evvelce kendi arzularıyla Allâh-u Te`âlâ’nın taatından çıkmışlardır).
Bakara 26
İnsanlardan öylesi vardır ki: “Allâh’a ve o son gün (olan kıyâmet günün)e inandık!” demektedir. Hâlbuki onlar asla inanıcı değildirler. (Bilakis içlerinde, söylediklerinin tam tersini gizlemektedirler.)
Bakara 8
Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendilerine acıdığı için sahabilerin iftar etmeksizin arka arkaya oruç tutmalarını yasakladı. Onlar da : Fakat sen iftar etmeden oruç tutuyorsun, dediler. Bunun üzerine Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Ben sizin gibi değilim çünkü Rabbim beni yedirmiş ve içirmiş vaziyette geceliyorum”, buyurdular.
(Buhari, Savm 20, Müslim, Sıyam 55)