06.04.26 1.06
Oturdum sonra bir bardak çay ve biraz sarı leblebi ile,
kapalı ışıklar odam karanlık ...
Naçizane bir bardak çay 3-5 tuzlu leblebi var ya işte !
Başka ne gerekti ki ışık mı? yoksa ilham mı ?
Açık bir pencere mi ? yoksa bir plaktan çalan şarkı mı ?
Bir kuş sesi mi? yoksa şehrin sessizliği mi ?
Yok yok anladım şimdi !
Ne ışık ne ilham ,
Ne bir plak ne de açık bir pencere ,
Hiç bir şey değil !
Bir çift kahveden bala doğru dönen gözlerin ;
Sen sevmesen dahi uykusuzluktan morarmaya başlamış göz altların;
Hiç unutamadığım o kokun .
Bir yazman,
Ya da eşarbın,
Ya da çorapların ...
Her neyse bana bir sen lazımsın !
Ama öyle Türkçedeki lazım değil de ,
Arapçadaki Levazım ;
Ya da Farsça dan zarurî elzemsin bana sevdalım...
Çok konuştum sanki bilirsin kahve gözlerine aşığım,
Sanma ki sana karşı kırgınım dargınım,
Ben bir bana söver sayar kızarım ,
Seni öyle sevmiştim ya benim küçük kızım ...
Ben bir dağ idim sen bende açan bir Yonca ;
Sitemim geçmişedir biraz burkuldum o sözler unutulunca .