Özgün bir birey olmak , inzivada ve sade yaşamak, yoğunlaşmak ve düşünmek için bir yere kapanmak ; yalnızlık değildir . Bağımsız bir karakter veya bir birey olmak ayrı, toplumdan ayrı ,geribildirimlerden uzak ve kendini dışarıdan göremeyecek kadar yalnız olmak ayrıdır. Başarısızlığın birinci sebebi ise yalnızlıktır.
Zorunlu eğitimin olmadığı yüzyıllarda Galileo , Newton,Descartes ve Da Vinci'ler çıkarmaya başlamış bir insanlık görüyoruz . Hemen ardından tüm toplumun okula gönderildiği Sistem sonrası okullar böyle kişiler yetiştiremedi. Kendini eğitmiş herkesin ise mutlaka okulla bir problemi vardır .
Eğitim sisteminin en başta sanayi mantığı ile oluşturulması ; öğrenciye "hammadde", piyasanın isteklerine göre diploma alacak mezunlara ise "ürün" gözüyle bakılması sonucuna yol açmıştır . İşletmeler , piyasanın taleplerine göre üretimde değişiklik yaparlar . Müfredatlar , açılıp kapanan bölümler , sıkışıp daralan sektörler ve kurumlara göre değişir ; bireyin yeteneklerine göre değil.
Her düşündüğümüzde beynimiz değişiyorsa hayat boyu yaşadığımız pek çok olay da düşünce yapımızı etkiliyor demektir. Günlük yaşamınızı nasıl geçirdiğiniz , kimlerle vakit geçirdiğiniz , nelerle oyalandığınız , neyi amaçladığınız , televizyonda neler izlediğiniz , sosyal medyada hangi hesapları takip ettiğinize kadar hepsi sizin seçiminizdir ve hayatınızın geri kalanında nasıl bir beyne , düşünce yapısına ve hatta hayata sahip olacağınızın tercihinin sizin elinizle sonuçlanmış yansımasıdır . Kierkegaard der ki ;" Hayatımız çoğunlukla baskın düşüncelerimizin sonuçlarını gösterir ."