·
Okunma
·
Beğeni
·
2.018
Gösterim
Adı:
The Sistem
Baskı tarihi:
1 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059113960
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kamer Yayınları
Eğitim Sistemi adıyla bildiğimiz uygulamalar Sanayi Devrimi için ihtiyaç duyulan toplum yapısını oluşturacak kararlar üzerine inşa edilmiştir. Endüstrileşmeden, istatistik biliminden, standartlaşmadan, ortalamacı anlayıştan, zekâ testlerinden, sıralama tutkusundan etkilenmiş ve kapitalizm tarafından misyonu değiştirilmiştir. Tüm dünyadaki eğitim sistemleri, bilimin beynimizin nasıl çalıştığına dair bulguları ve teknoloji çağında yaşıyor olduğumuz gerçeği ile çelişmektedir. İki yüzyıldır idealleştirilen ortalama insan anlayışından kurtulmanın yolu, kişinin kendini eğitmesidir.
256 syf.
·5 günde·6/10 puan
Okulsuz eğitimi savunan eğitim anlayışı üzerine bir kitap, merak ederek okudum. Özellikle bu pandemi döneminde muhakkak uygulanması gereken bir anlayış. Komedi filmi diyerek izlediğimiz Hababam Sınıfı'nda Mahmut Hoca meşhur sözlerini yıllar önce söylemişti aslında: "Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı. Öğrenmenin, bilginin var olduğu her yer okuldur."

Sadece sınıfta geçen bir eğitim, hayata bizleri ne kadar hazırlar? Hayatımızda milyonlarca cümle duyuyor, binlerce kişiyi dinliyoruz, bazen kendimiz de anlatıyoruz. Peki hangisi aklımızda kalıyor, hangisi kalıcı davranış değişikliği sağlıyor? Bilen kişinin, bildiği konuyu bilmeyenlere anlatması eğitim - öğretim olamaz. Öğrenme elbet yaşanmışlıklar sayesinde, en önemlisi teoride kalmayıp pratiğe yani uygulamaya geçildiğinde sağlanır. Öğrenmenin nasıl gerçekleştiği hakkında yüzlerce öğrenme tekniği, tecrübeler mevcut. Bana göre önemli olan bu stratejileri uygulayacak öğrenme ortamlarının sağlanması. Okullara hapsolan öğrenci ve öğretmen eninde sonunda dikkatini kaybedecek, öğrenci öğrenme hevesini yitirecek; öğretmen aktarma şevkini kaybedecektir. Milyonlarca para vererek izlenilen gösteri uzmanlarının bile izlenme süresi kısıtlıdır. Bir süre sonra dikkat dağılır. Bu durumda ortam değişikliği şarttır.

Yazar Abdullah Reha Nazlı, dünya çapında bu sistemi savunanların görüşlerini ayrıntılı bir şekilde incelemiş ve onların görüşlerinden hareketle kalıplaşmış "Sistem"in ne olduğunu, nasıl değişebileceğini anlatmış. Kitaptaki çoğu görüşe ve eleştiriye katılıyorum; eğitim, politika gibi birçok konuda belirli yargılara hapsoluyor ve bundan kurtulamıyoruz. Bir gıda mühendisi olan yazarı bu konulara eğilip kitap yazması ve detaylı araştırmalarında dolayı nacizane takdir ediyorum.

Kitapla ilgili olumsuz eleştirilerimi de dile getirmek isterim. Yazar, İvan Illıch - Okulsuz Toplum, Salman Khan - Dünya Okulu, Jacques Ranciere - Cahil Hoca kitaplarından çok fazla alıntı yapmış. Bu da benim yazarın kendi fikirlerinden ziyade adı geçen kişilerin görüşlerine odaklanmama sebep oldu. Eğitimle alakalı yazarın kendisinin ve diğer eğitimci veya yazarların güzel fikirleri bulunuyor kitapta. Fakat yazar bunları uygulamış mı, verimli sonuç alabilmiş mi, teorideki çözümlemelerin pratikteki başarısını okuyamıyoruz, bunların uygulama aşamasını ve sonuçlarını da okumak isterdim. Teoride kalan fikirlerin başarısı tartışılmaya mahkumdur. Başkalarının deneyimlerini anlatmak da yavan kalır ki, belki de bu yüzden kitap da bana maalesef yavan geldi.

Ezberci eğitim sisteminin karşısında olan, farklı yollarla öğrenmenin gerçekleşmesini savunan ve anlatan; özellikle bu konulara merak duyanların okumaktan hoşlanacağı bir eser. Sınav şeklinin değişmesini eğitim sisteminin değiştirilmesi sanan güzel ülkemizde de inşallah eğitim sistemimiz çok daha başarılı yerlere ulaşır, bir gün...
256 syf.
·Beğendi·10/10 puan
"Okulsuz eğitimi" değil "kendini eğitimi" anlatan bir kitap. 200 yıllık sistemin düzelmesini bekleyecek vakit kimse için yok ve sosyolojik nedenlerle okuldan bağımsız bir toplum düşünemiyoruz. Ama başta neyi yanlış yaptığımızı, bu düzenin öğrenme metodumuza nasıl zarar verdiğini, nasıl yeniden her şeyi öğrenebilen bir akla kavuşabileceğimizi keşfedebiliriz. Bilim, bireysellikten yana ve ortalama biri gibi öğrenmek için hayat çok kısa. Bugünden başlayarak kendini eğitmenin adımlarını atabilir, sistemin etkilerini geri alabilir, kendi kendine öğrenmenin keyfini ve hayata getireceği avantajları yaşayabiliriz.
256 syf.
·56 günde·Beğendi·10/10 puan
Eğitim ve öğretim hakkında, sistemin dişlileri hakkında, kendi bilgi edinme yöntemlerimiz hakkında sorgulatan ve başka türlü bakış açıları kazandıran bir kitap, yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.
''Sektörlerde, laboratuvarlarda, insan ilişkilerinde sadece sonuçlar önemlidir. Önce sonucu görürüz, sonra parçalara ayırırız.''
Abdullah Reha Nazlı
Sayfa 37 - Kamer Yayınları
Ranciere'ye göre bir sınıfta sadece öğretmeni dinleyerek gerçekleşen bir 'öğrenme' biçimi mevcut değildir.Öğrenme olan bir ortamda sorular öğrenciden gelir,hocadan değil.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
The Sistem
Baskı tarihi:
1 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059113960
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kamer Yayınları
Eğitim Sistemi adıyla bildiğimiz uygulamalar Sanayi Devrimi için ihtiyaç duyulan toplum yapısını oluşturacak kararlar üzerine inşa edilmiştir. Endüstrileşmeden, istatistik biliminden, standartlaşmadan, ortalamacı anlayıştan, zekâ testlerinden, sıralama tutkusundan etkilenmiş ve kapitalizm tarafından misyonu değiştirilmiştir. Tüm dünyadaki eğitim sistemleri, bilimin beynimizin nasıl çalıştığına dair bulguları ve teknoloji çağında yaşıyor olduğumuz gerçeği ile çelişmektedir. İki yüzyıldır idealleştirilen ortalama insan anlayışından kurtulmanın yolu, kişinin kendini eğitmesidir.

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Buse Dirik
  • Alp Eren Sazlıdere
  • Lector Ayfer
  • Ahmet Yasin Zincir
  • Kitap Misafiri
  • Merve ceyhan
  • Meltem
  • Eko
  • Sezer Kütük
  • beyza

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (7)
9
%21.4 (3)
8
%14.3 (2)
7
%0
6
%7.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%7.1 (1)
1
%0