"Din insanların neredeyse evrensel olan başkalarına karşı nefret ve şiddet eğiliminden ayrı tutulamaz. Ama tarihe bakıldığında, çoğu şiddet çatışmasının nedeninin din olduğu ya da en kötü şiddet vakalarının dinî olduğunu söylemek yanlıştır.
Bu tanım, Modern Afrika'daki etnik ve kâbilevi çalışmalara ya da yirminci yüzyıldaki komimist/faşist kıyamlara daha layıktır.Din özellikle toplumsal çalışma durumlarında bir kimlik unsuru haline geldiğinde şiddetle karışmıştır.
ancak değil sık sık ılımcılıkla uzlaşmanın sesi olmuş ve tüm Büyük Dünya dinlerinin kutsal metinlerinin açıkça belirttiği gibi, bu Tavır dinlenin Aslı rolüne karşılık gelir. tarihsel veriler açıkça gösteriyor ki, o din olmasaydı bile yeryüzünde savaş ve şiddet sarmalı olurdu. din ile birlikte en azından, gözle görülür bir dünyanın çıkar olmadan, yalnızca iyilik adına hayatlarını verenlerin seslerinin duyulma şansı olmuştur. bazı yerlerde, en azından bir süreliğine ve Bir dereceye kadar, iyiliğin yeryüzünde yerleşme ihtimali bulunuyor."
•Keith Ward // Din Tehlikeli Midır? S,89-90 -Timaş Yayınları
((- Dinî değerlerin, gerçek anlamda "kimlik" haline gelmesi şiddeti/ şiddet çatışmasının tetikler - kabulu oldukça kaba bir indirgemeci bakış açısı taşıyor. Ancak yazar, dinî değerlerin insanlığa huzur verici olmasının hakkını teslim etmiş görünüyor.))
Sayfa 89 - Timaş Yayınları