Ragıp Sefa Sarı

Ragıp Sefa Sarı
• φιλοσοφία, philosophy, Felsefe Kur’an, 41/33
Öfke, kavgada veya meydan savaşlarında bile işe yaramaz; çünkü başkalarını tehlikeye atma arzusuyla kendi gardını indirir. En önemli davranış, etrafinı uzun uzun inceleyerek kendi kendini yönetmek, yavaş ve bilinçli ilerlemektir. Seneca/ Öfke Üzerine s.19, Kapra Yay.
Sayfa 19 - Kapra Yay.
“İlk olarak her birimizin etrafımızda taşıdığı belli bir olasılıklar ağacına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Hem dünyanın hem de kendimizin uygun eylemlerle nasıl bir hale gelebileceğine ilişkin dallanıp budaklanan bir yapı olan olasılıklar ağacı. Bunlar her birimiz için farklı fark-h olacaktır çünkü farklı şartlarda, farklı avantaj ve dezavantajlarla dünyaya geliriz. Bir kişi için mümkün olan şey, bir başkası için öyle olmayabilir. Hatta söz konusu noktayı mümkün kılan kavranabilir bir irade eylemleri dizisi dahi söz konusu olmayabilir. Olasılıklar ağacının yapısında iyi ya da kötü pek çok şans bulunur. Seçimler karşısındaki kararlarımız doğal olarak dallanma noktaları oluşturur ve olasılıklar ağacımıza etkide bulunur. Bazı olasııkları genellikle kalıcı biçimde kapatır ki bu da onları imkânsız hale getirmeye yeter de artar.” Dean Rickles, Hayat Kısa, çeviri, Seray Soysal , s.121 - Ayrıntı Yayınları)
Sayfa 121 - Ayrıntı Yayınları
Mükemmeliyetçiler, bu anlamda, yaşamlarının çeşitli yönleri (ilişkiler, benlik, iş, vs) konusunda Platonculara benzerler. Platonik formlarla ilgili olan şey, gerçek dünyanın asla onlara uymayacağı, her zaman mağara duvarına düşen yoksul bir gölgeden ibaret olacağıdır. (Dean Rickles, Hayat Kısa, çeviri, Seray Soysal , s.103 - Ayrıntı Yayınları)
Milliyetçiliğin toplumda yarattığı ayırım gerçekten önemle üzerinde durulması gereken bir sorundur. Milliyetçiliğin ötekini eleştirisi iki yönlü işleyen bir süreçtir. İlki, kendini yüceltme ve kendine ötekinde bulunmayan üstün özellikler yükleme, diğeri ise doğrudan ötekini küçümsemektir. Aslında kendine üstün özellikler yükleme üstü örtülmüş bir kibir işaretidir. Faşizm, toplumsal kibrin en rafine halidir. Kuşkusuz bu genelleştieilen toplumsal yargılar, suçların bireyselliği ile de çelişiktir. Kaldı ki toplumların ahlakı olmaz, insanların ahlakı vardır. Her etnik grup içinde iyi ve kötü insanlar bulunabilir. Yusuf Yavuzyılmaz