Günümüz İslam toplumlarında, geçmişin/geleneğin baskısı ile yeni gerçekler arasında çok büyük ve çok derin gerilimler yaşanıyor. Geçmiş geçmişte kalmıyor, bugünü etkiliyor, şekillendiriyor. Bu toplumlarda konformist kültür, konformist din algısı ve konformist siyaset, geçmişi tartışmaya cesaret edemediği için geçmişi dokunulmaz kılarak donduruyor. Konforimist kültürün, din algısının ve siyasetin hakimiyetiyle birlikte İslam toplumlarında, düşünen/üreten/tartışan/sorgulayan entelektüel kadrolarla birlikte, kadınlar tarihin dışına çıkarıldılar, yüzyıllar boyunca tarihte, küresel kamusal/entelektüel alanda görülmediler, bu süreçle birlikte, İslami mevcudiyet içe ve geçmişe kapanarak edilgenliğe teslim oldu. (s.35)
Varoluşsal Hesaplaşmalar
Atasoy Müftüoğlu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Otoriter politik popülist dilin, kültürsüzlüğün, taşralılıkla malul zihin dünyası, bugün İslami bilgeliğin son kalıntılarını da etkisiz hale getiriyor. (s.11)
Varoluşsal Hesaplaşmalar
Atasoy Müftüoğlu
Türkiye'de sol-seküler kesimler de muhafazakar/dindar(dini -dar ) -r.s.s.- kesimler de kalıplara, klişelere, sloganlara ve ön yargılara sıkıştırılmış zihin ve ruh dünyalarında yaşıyor. Her ideolojik kabile, birbirinden bağımsız, birbirini merak etmeyen, birbirlerine ulaşmak istemeyen, bir araya gelmeleri imkânsız uzak adacıklarda, uzak mağaralarda yaşıyor. (s.43)
Varoluşsal Hesaplaşmalar
Atasoy Müftüoğlu
Eleştirel Düşünme tanımlamalarına katkı sağlamak için mevcut eleştirel düşünme tanımlamalarını da hesaba katarak şöyle bir tanım geliştirdik.
"Eleştirel Düşünme, bir ölçüt kullanmak suretiyle yapılan sonu yargı ile biten karar verme süreci ve becerisidir."
Aytekin Demircioğlu/ Eleştirel Düşünme S,29
(Gece Kitaplığı)