"İnsanı tanımak isteyen, kendisinden başlamak zorundadır. Zira en kolay, en açık ve dolaysız bilgiye ulaşabildiğimiz insan kendimizden başkası değildir."
Kitap insanın iç dünyasındaki arayışını konu alır. Basit hikâyelerin ardında derin anlamlar, önemsiz detayların içinde güçlü mesajlar vardır. Yaşanılan sıradan bir olay, insanı Allah’a yaklaştırıp kişinin dünyasında bambaşka kapılar aralayabilir. Belki de görebilene her şey bir işarettir. Bu hengâmesi ve telaşı bitmeyen dünyada gönlünün sesini duymak için çabalayanlara ışık niteliğinde bir kitap olacaktır. Amerika’da yaşayan bir psikolojik danışman olan ve sonradan İslam’la tanışan Muhyiddin Şekûr, kitabında tasavvufla tanışmasını anlatır. Kitapta akıcı ve samimi bir dil kullanılmış, her bir bölüm sembolik kelime ve tamlamalarla isimlendirilmiştir. Yazar; yaşadığımız olayların, durumların ve kısacası her şeyin Allah’la olan ilişkimize bir işaret olduğunu eserinde sıklıkla vurgulamıştır.
"İçlerimiz değişince dışlarımız da değişecek. İç dünyamız arındıkça ve güzelleştikçe, arınık ve güzel olanı kendimize doğru çekebileceğiz. Kuşlar sohbete gelecekler, ceylanlar başlarını dizimize koyacaklar."