Seher T.

Seher T.
@Sehertaskiin
Devrik cümlelerime takılıyorum bazen de ama devrik olan asıl hayatın kendisi değil midir?

Seher T.

, bir kitap okudu
9/10
·448 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 00:00
·
2026 2. kitabı
Mario Mazzanti
8.2/10 · 2.936 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gizem/Gerilim/Polisiye
9/10
·448 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 00:00
Gördüğüne Asla İnanma Kitabını okuma sebebim yazarın kitapta bahsettiği katille kendi profilinin 9/10 uymasıydı. Kendisi de Toskana geçmişi olan bir doktor, kitaptaki Kurt takma adlı katil de. Ürpertici bir ayrıntıydı ve kitaba başlama sebebim oldu. Başlarda psikoloji terimleriyle dolu olduğu için kitap ilk etapta okurlara sıkıcı olduğunu düşündürebiliyor. Ama ileride cinayetleri çözmek için o ilk sayfalarda epeyce ayrıntılı anlatılmış psikoloji terimleri okura el feneri görevi görüyor ve bir bulmaca çözer gibi hissettiriyor. Kitabı okuyanların bir bölümü kitabı sevmediklerini belirtmişler. Yorumlara bakarak kitap almanın kötü yönleri olduğunu fark ettiğim bir kitap oldu. Sevilmeme sebebi sanıyorum ki kurguyu oluştururken yazar psikoloji bilgilerini epey öne çıkarmış. Bana soracak olursanız bu beni rahatsız etmedi. Ben bu tarz konuları sevdiğim, bu konulara aşina olduğum için sıkıcı olduğunu düşünmedim. Kısaca bahsetmek gerekirse olayın baş kahramanı Milano Devlet Üniversitesi Psikoloji Enstitüsünde profesör olan Dr. Trevis. Çalıştığı enstitünün babası kabul edilen Prof. Meriurgo bir cinayete kurban gidiyor ve profesörün hayatındaki yeri diğer meslektaşlarından daha farklı olan Trevis bu olayın peşine düşüyor. Akabinde kendini birden katilin menzilinde buluyor. Yani romanda "kurt" veya "vampir" olarak anılan bir katil var. Kan akıtmaktan, kan görmekten zevk alan ve buna güzelliğe/mükemmelliğe ulaşmak adını veren bir cani. Ve öyle deli falan da değil akıl sağlığı, insanlarla bir arada yaşayabilecek kadar yerinde ve tıpkı Trevis ve Meriurgo gibi üniversitede profesör kendisi. Bu bağlamda epey merak uyandırıyor. Asla tahmin edemeyeceğiniz olayları size uzatılan ipleri bir araya getirerek düğüm yapıyor ve son düğümü katilin boğazına geçirecekmişsiniz gibi hissederek
1000Kitap
Gördüğüne Asla İnanmaMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20182,936 okunma
Ne derler, sonunu düşünen kahraman olamaz.
7/10
·168 syf.··
2026 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 00:00
Alice’i sevdim. Karakterlere yaşayan bir gözle bakan yazarlardan oldum olası hoşlanırım. Evet Alice sayfalarda nefes alıyordu. Manipülatif ve narsist bir anneyle büyümüş Alice’in onunla tüm bağları kopararak kendi hayatını kurmak üzere cesurca sonunu bilmeden çıktığı yolda başına gelenler akıcı bir dille ele alınmış. Hikayeye sonradan eklenen gizem ve gerilim havası insanı içine çekiyor final ise tam bir sürprizle bitiyor. Mekansal betimlemeler bana safeplace bir filmi izler gibi hissettirdi.
1000Kitap
Saklı YürekFerzan Özpetek · Can Yayınları · 20241,350 okunma
** Annem beni özlemeyi bilmiyordu
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
“Annem beni özlemeyi bilmiyordu..” Beni yerden yere vuran bu cümle üzerine tanıştığım kitap olur kendileri. Aile teması tercih etmekten sıklıkla kaçındığım, kurcaladıkça kabuklarından sıyrılıp hala ilk günkü gibi kanayan bir yaraya tekrar tekrar bıçak sokmak gibi hissettirdiğinden. Dolayısıyla kırk yerimden bıçaklanarak başladım okumaya. Sonra devam ederken ağlamayı bile planlayarak yapan bana tokat gibi vurdu yazarın her kelimesi. Deniz’le kurduğum bağ çok inceydi. Üzerinde yürüyor ve sürekli her satır başında sendeleniyordum. Ama devam ediyordum da çünkü bu hikayenin mutlu sona bağlanmasını istemekten kendimi alıkoyamıyordum. Zira bir annenin doyuramağı çocuğu tüm dünya doyuramaz. Annesinin sevmediği hiçbir kız yolunu kaybetmeden aydınlığını bulamaz. Her satırda Deniz de batıyordu. Ama öyle cesurdu ki su zaman zaman omuzlarını aşsa da o durmuyor üzerine gidiyor korkusuzca kulaç atıyordu. Boğulmayacaktı o, aksine yüzmeyi öğrenecekti. Koca dünyada en küçük en lanetli bağdır aile. Seçemediğin o insanlar tarafından hayatın paramparça edilebilir ama doğduğun evde büyümekten başka çaren de yoktur. Doğar ve büyürsün. Deniz çok çocuklu bir ailede hiç var olmamış gibi gözden çıkarılan bir çocuktu. Ölmeyi hayal eden bir çocuk. Oysa onun yaşındaki hiçbir çocuk değil hayal etmek bilmemeliydi bile ölümü. Önce köye sonra da yetimhaneye mahkum edilen masum bir candı. Orada başladı küllerinden doğmayı amaç edineceği hayatı. Ailesi de aile olmayı bilmiyordu zaten. Ablaları, abisi birbirine düşman kesilmişti. Fakir bir aileydiler. Anneleri çocuk taşımaktan başka bir şey bilmeyen sığ bir kadın; babaları ise ailesini geçindirmeyi başaramayan ve bunun o gurur ezici hırsını çocuklarından çıkarmaktan başka vasfı olmayan aciz bir tipti. Öyle bir karmaşadaydı ki Deniz benlik kaygısı ve
Alıntı
Belki Bir Gün Ben DeŞule Toptaş · Sia Kitap · 2025919 okunma