Neden iyinin yerine kötüyü, erdemin yerine cıvıklığı, namusun yerine namussuzluğu, kalitenin yerine kalitesizliği, merhametin yerine gaddarlığı, gelişmişliğin yerine ilkelliği geçirmeye çalışıyorlar.
Bir topluma bu kadar mı düşman bunlar.!?
Çağdaş edebiyatı Yunus Emre'den, Karacaoğlan'dan Fuzuli'den, Pir Sultan Abdal'dan, Şeyh Galib'den, Evliya Çelebi'den, Bakî'den, Nedim'den, Nefi'den ayrı düşünmek mümkün müdür?
Köksüz edebiyat olur mu hiç!!