"Bu yeni duygum –tıpkı oğluma olan duygum gibi– hiç değiştirmedi beni. Mutlu da etmedi. Hayal ettiğim gibi içimdeki soruların bir anda yanıtlarını da vermedi. Sürpriz falan da olmadı. İnanç olsun ya da olmasın –ne olduğunu bilmiyorum– ama bu duygu acılarla birlikte usul usul girdi ruhuma, iyice yerleşti orada."
Ama o anda gene aynı ruhsal durumuna dönünce, içinde yeni, önemli bir şeyin olduğunu sevinçle hissetti. Bulduğu ruh huzurunu ancak bir an için örtmüştü gerçek. İçindeki huzur sapasağlamdı.
"İnsana yabancı, tuhaf bir düşünce yoluyla insanı, çoktan bildiği, hem onsuz yaşayamayacak kadar kesin bildiği bir şeye, bir bilgiye vardırmaya çalışan felsefelerin hepsi öyle değil mi sanki?
"Soruma yanıt arıyordum. Oysa düşünce yanıtlayamazdı sorumu. Sorumla düşünce birimleri aynı değildirler çünkü.
Neyin iyi, neyin kötü olduğu konusunda bilgimde yaşam kendi verdi bana bu yanıtı.