"Ne de olsa yeni nesil nazlıydı, şımarıktı.
...
Sonradan görme olunca, böyle olunuyordu işte... Pek de çabuk alışıyorlardı lükse, rahata. Eğlenceden, danstan başka şeyi görmez oluyordu gözleri. Ufacık bir yoklukta ise kıyametler kopuyordu. Ana babalarının çektiklerini hatırlamaz, bilmez görünüyorlardı. Sanki kendilerinden önceki neslin kanlarıyla, gözyaşlarıyla sulanarak sağlanan bu rahat yaşam onlara sonsuza dek verilmiş bir hakmış gibi en ufak bir sıkıntıda isyan ediyorlardı."