..............................................................
Küstüm sokaklara ve kuşlara,
içimi dolduran havaya, çiseleyen yağmura
Utanıyorum aynı kubbeyi paylaşmaya,
o zavallı kötü insanlarla
..............................................................
Bugün bir kadın ölür, bir çocuk ölür, bir ben ölürüm ama,
biz yine doğarız defalarca
boğmak için o zavallıları aydınlığımıza
............................................................
Sizin elleriniz kirli, sizin dilleriniz kemiksiz
elleriniz kopsun, dilleriniz tutulsun
Gözlerinizdeki insafsız nefret
gözlerinizi kör etsin
Sizin zikriniz de fikriniz de iğrenç,
iğrençliğinizde geberiniz....
08.09.2024, Selahattin D.
Biri bile gönül vermesin olmaz sevdaya, baş koymasın imkansız davaya.
Bu demek değil ki savaşmasın kimse, direnmesin kurulagelen düzene, kaçıp giden sevgiliye
Derler ya pirinç ararken bulgurdan olma diye, işte kastım bu sadece .
Mutlu olmayı bilmek gerekir bugün elindekilerle, şu an yanındakilerle.
Yıllar sonra geriye baktığında sadece kursağında kalan heveslerinin ve yüzleştiğin gerçeklerinin karşına çıkıyor olması ne acı. Güzel olan her şey sanki pilot kalemle yazılmış da uçmasına bile vakit kalmadan üzerine su dökülmüş bir kâğıdın üzerinde yazanlar gibi. Mürekkebin sayfada gelişigüzel oluşturduğu şekillere bakacak olsak belki hatırlarız birkaç güzel şeyi ama bu anımsamalar da düğümlenmez mi boğazımıza, bir sille olup yerleşmez mi suratımızın ortasına? Belki bir daha yaşayamayacağımız hissinden belki de mazide kalan şeylerin sahteliğinden...
Bazı kitaplar hakkında "Bu kitap kadınlar için yazılmış." , " Bu kitap kadın okuyuculara daha fazla hitap ediyor." , " Bu kitabı kadınlar okumalı." şeklinde inceleme ve yorumlarla karşılaşıyorum. Böyle bir mecra için ne kadar utanç verici cümleler. Kitabın, kitap okumanın kadını erkeği mi olur yahu !!!