Acaba ağaçtan, ottan ya da uçamayan böceklerden filan bir yerden sevmeye başlamış mıydım? Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi. Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi, sevmeye yeniden başlamak pek kolay sayılmazdı herhalde.
Belki yarın soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum.
Her şarkıda onu buluyorsan ve kaybetmekten korkuyorsan, içtiğin her kahvenin yudumunda, uykusuz gecelerinin başrolündeyse, yandığının resmidir işte, aşka yaklaşırken ona hapsolursun... Ve zaman geçse de artık onsuz yapamıyorsun. Nefes işte aşk bir nefes, sen bir nefessin...
"Sana daha uzak olan bir yere gidebilirim ama senin olmadığın bir yere gidemem. Dünya İstanbul'dan ibaret değil belki... Belki her yer başka, her yer farklı ama insan yanında taşıyor sevince..."