Hayat yalnızca şu anda bulunabilir çünkü "geçmiş geçip gitmiştir" ve "gelecek henüz gelmemiştir" Hayatla buluşmamız şu anda gerçekleşir. Buluşma yerimiz tam burasıdır, bulunduğumuz yerdir." İnsanları sürekli geleceğe dair planlar yapmaya sevk eden bir kültürde "şu anda burada olmak" kabiliyetini geliştirmek kolay değildir.
Ölümü sevgiyle kabullenmek, kontrolümüz dışındaki beklenmedik gelişmelerin, deneyimlerin gerçekliğini kabullenmektir. Bize bunu kabul etme cesaretini veren sevgidir. Hedeflerimizi, planlarımızı gerçekleştirebilecek miyiz diye sürekli kaygıyla, endişeyle yaşamak zorunda değiliz. Ölüm var ve varlığı bize planlarımızın geçici olduğunu her an hatırlatır. Sevmeyi öğrenerek değişimi kabul etmeyi öğreniriz. Değişim olmadan gelişme de olmaz. Hayat ve ölümün karşısındaki duruşumuz ve hayatı seçmeye hazır oluşumuz, manen ve madden kendimizi geliştirme irademizdir.
İşlevsel ailelerde de tıpkı işlevsiz ailelerde olduğu gibi bireyler anlaşmazlıklar, tartışmalar, mutsuz zamanlar ve acılar yaşarlar; fark bütün bunların nasıl karşılandığı ve çözüme kavuşturulduğunda kriz anlarında herkesin nasıl çözüm odaklı olduğunda saklıdır.
İşlevsel bir aile, olgun bireyler yetiştiren sağlıklı bir topraktır. Böyle bir işlevsel ailede öz saygı öğrenilir ve daima özerlik ile bağımlılık arasında bir denge vardır.