Günümüzde her şey için gereğinden ağır bedeller ödüyoruz. Bence yoksulların yaşadığı asıl acı maddi güçlerinin kendilerinden vazgeçmek haricinde bir şeye yetmemesidir. Güzel günahlar da tıpkı güzel şeyler gibi zenginlere tanınmış bir ayrıcalıktır.
Uyumsuzluk insanın başkalarıyla uyumlu olmaya çalışmasından doğar. Önemli olan insanın kendi hayatıdır. Başkalarının hayatına gelince, eğer biri muhafazakar ya da bağnaz olmak istiyorsa, bu konulara ilişkin ahlaki görüşlerinden böbürlenerek söz edebilir ama öbür kişiyi ilgilendirmez bunlar. Ayrıca Bireysellik daha yüce bir şeyi hedefler. Modern ahlak insanın yaşadığı çağın ölçütlerini kabul etmesinden ibarettir. Bence aydın birinin çağının ölçütlerini kabul etmesi en büyük ahlaksızlıktır.
Başkaları hakkında olumlu düşünmemizin sebebi kendimizden korkmamızdır. İyimserliğin çıkış noktası korkudan başka bir şey değildir. Komşumuza bizim işimize yarama ihtimali olan erdemler atfederek kendimizi yüce gönüllü sayarız. Bankamızdan fazla para çekebilmek için bankacımızı taltif ederiz, belki bizi soymaz diye bir haydutta iyi nitelikler buluruz.
Bilirsin ben evliliği savunan biri değilim. Evliliğin esas sorunu insanı bencillikten uzaklaştırmasıdır. Ve bencil olmayan insanlar renksizdir. Bireysellikleri yoktur. Yine de evlilik belli bir yaradılışa sahip kişileri daha da karmaşık yapar. Bu kişiler kendi bencilliklerini korur ve başka bencillikler de katarlar benliklerine. Birden fazla hayat yaşamak zorunda kalırlar.
Çok daha planlı hareket ederler; bence insanın varoluşunun amacı planlı hareket etmektir. Ayrıca her tecrübe değerlidir ve insan evlilik aleyhine ne söylerse söylesin evlilik de şüphesiz bir tecrübedir.