Z.Selen Salman

Puan vermedi·64 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 21:34
Levâyih-i Hayat (Hayattan Sahneler) (Hayattan Sahneler) adlı mektup romanı Fatma Aliye Hanım 'ın ilk okuduğum kitabıdır. Keşke daha önce okuma fırsatı bulsaydım dediğim bir kitap oldu. Kitabın günümüz Türkçesine uyarlanması gerçekten çok güzel olmuş. 1899 ile 1900 yılları arasında yazılmasına rağmen günümüzde hala devam eden ataerkil evlilik düzeninin kadınlar ve çocuklar için nasıl kabusa döndüğünü hissetmekteyiz. Bu romanda Osmanlı kadınlarının gözünden aşk ve evlilik konuları hakkında felsefi tartışmalar yer alır. Mektuplarda kadınlara kendi sorunlarını ve buldukları çözümleri aktarmak için yazılmıştır. Mehabe ile Fehame'nin aralarındaki felsefi tartışmalar, birbirlerine güzelim ve azizem diye hitap etmeleri, Sabahat'ın cesareti, Müeyyet'in dürüstlüğü, İtimat'ın adaleti ve daha nice kadının hikayesi... Nitekim kadınlar arası kız kardeşlik bağını ve dayanışmayı güçlendirmiştir. Türkiye'deki kadınların deneyimleri açısından önemli bir hafızadır Fatma Aliye Hanım . Her kadının özellikle genç kuşakların şiddetle okumasını tavsiye ederim. Eğer felsefi tartışmaları da seviyorsanız keşke hemen bitmeseydi diyeceksiniz. Fatma Aliye Hanım 'ın ışığı tüm kadınlara rehber olsun. Diğer kitaplarını da okumak dileğiyle.
Levâyih-i Hayat (Hayattan Sahneler)Fatma Aliye Hanım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tutunamayanların romanı biter mi?
Puan vermedi·724 syf.··
2024 3. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2024 20:34
Bazı kitaplar bazı yaşlarda okunmalı çünkü kitabın yaşanmışlıklarımıza nüfuz etmesi gerekir. Bu kitabı lise çağlarımda yarım bırakmış ve şimdi tekrar başlayıp tutunmuş biri olarak kesinlikle 20'li yaşlardan sonra okunması gerektiğini düşünüyorum. Kitapta Franz Kafka, Dostoyevski, Tolstoy, Maksim Gorki, Oscar Wilde, Karl Marx, Montaigne, Camus, Balzac, Panait Istrati, Andre Gide, Salinger, Kant, Rainer Maria Rilke gibi yazar ve şairlerin ismi geçiyor. Kitabın ruh haline bürünebilmek için bu yazarlardan en az 1 kitap okunması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Kafka'dan etkilenilmiş çünkü birkaç defa hamam böceği kelimesi geçiyor. Ressam Rousseau'dan da etkilenildiği farkettim hatta "Ressamların İsa'sı" demiştir. Herşey Turgut Özben'in, bu dünyadan kendi isteğiyle ayrılan Selim Işık karakterimizin geride bıraktıklarıyla tanıma yolculuğu başlıyor. Selim karakterimiz önceleri Oscar Wilde kitaplarını yutarcasına okumuş, ondan başka yazarları küçümseyen biriydi. Ancak ona verilen "Benim Üniversitelerim" adlı kitapla ateşli Gorki hayranına dönüşmüştür. Her kitabın sözlerini ezbere biliyordu ve adeta yazarların avukatlığını yapacak derecede savunurdu. Panait Istrati'ye basit bir yazar diyen arkadaşlarına çok öfkeliydi. Tolstoy'a ve Montaigne'ye isyan etmiş ama çoğu yazara da hak veriyordu. Bazen hayatlarımıza bir kitap girer ve hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Selim Işık da meselelerin derinine inince düşünce hapishanesinden çıkamamış ve bu dünyadan dargın ayrılmıştır. Turgut karakterimizin Olric'le olan yolculuğundan "Tutunamayanların Sonu", "Tutunamayanların Dönüşü" gibi bitip tükenmeyen romanlar yazacaklarına inanıyorsanız, hala Tutunamayanlardansınız demektir. Bana göre herkesin bir Olric'i vardır ve herkes bir gün Selim Işık olmuştur. Olric gibi umutlu ve hayalperestiz
Tutunamayanlar
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma