Kazancı Yokuşu, Ferhan Şensoy’un 1978 yılında yayımlanan ilk kitabıdır. Ferhan Şensoy’un, o dönem yokuştaki 40 numaralı evde sevgilisiyle birlikte yaşadığı söylenmektedir.
Kitap, 1977’de Taksim'in kalbindeki Kazancı Yokuşu’nda yaşayan renkli ve sıradan insanların gündelik yaşamlarını anlatıyor. Melek Abla, Necdet Albayım, Yusuf Bakkal, Şoför Saim, Ercüment ve talebeler… Sımsıcak, içinizi ısıtacak hayatlar. Tabi ki dönemin siyasi ve ekonomik durumunun gölgesinde. Ve sonra takvim yaprakları 1 Mayıs 1977’yi gösterir. Kitabın en can alıcı noktası, bu sıradan ve eğlenceli mahalle yaşamının, Türkiye tarihine "Kanlı 1 Mayıs" olarak geçen günün gerçekliğiyle ve Kazancı Yokuşu'nda yaşanan izdihamla kesişmesidir. Keyifle okunan bu kitap yüreğinizi sızlatan bir günle son bulur. Kitap bittiğinde kalbimin acıdığını hissettim.
Bir ceylanın bir aslana av olması insana korkunç gelse de, bu en derin manasıyla sevgiydi. Bu sevgi bizim düşündüğünüz şekilde şefkatli, koruyucu bir sevgi değil, saf sevgiydi. Varoluşun devamı için tüm türlerin cevherlerinde gizli olan öze doğru yaptıkları fedakarlığın adıydı sevgi.
“Bu hayatta hiçbir şey bedelsiz değil,” demişti Rumi bir gün ders yaparlarken. “Allah’un yarattığı bu göklerin altında nefes almak için bile nefes vermek zorundayız.”
Şükür, minnet, neşe, coşku, huzur gibi duyguları daha fazla hissedebilmek; öfke, nefret, utanç, suçluluk gibi duyguları ise bertaraf edebilmek insanın Yaradan’a ulaşma, kamil insan olma yolculuğundaki en önemli adımlardandı.