Millete çok güveniyordu fakat esaret zincirlerinden kurtulmadığı sürece milletten bir şeyler beklenemeyeceğinin de farkındaydı. O yüzden ilk önce milletin zincirlerinden kurtulması gerektiğini anlamıştı. Sonrası kolaydı. Türk milletinin bu durumda ileriye gitmek için can atacağından şüphesi yoktu.
Ve tabii kadınlar... Onlar da hayattan kopuk şekilde erkeklerin hükümranlığı altında yaşıyor, kırıntı halinde bulunan eğitim nimetinden bile faydalanamıyordu.
Öte yandan devlet de büyük bir borç içinde kıvranıyor, toplumdan yüklü vergiler tahsil ediyor, soygunculuğun ve rüşvetçiliğin de önüne geçemiyordu. Hükümet toplumu dört bir yandan kuşatan zümreleri engellemek yerine onlarla bir olmaktan çekinmiyordu.
Toplumun bu şekilde esaret altında oluşunun nedeni eğitimsizliğiydi ve eğitimsizliğin sürdürülebilmesinin koşulu, toplum zihninin sözde hocalar ve şeyhler tarafından uyuşturuluyor oluşuydu.