Osmanlı' daki en temel fark, halkın eğitimsizliğiydi. Dini kaide adı altında hurafe teşkil eden görüşler nedeniyle dünya işleri bırakılmış, sınırlar uygarlık araçlarına kapatılmıştı. Devlet, kara bir bağnazlık tarafından sarılmış; ulema ise işler bozuldukça akla uygun çözüm yolları aramak yerine kadere razı gelmek ve dine yönelmek gibi çözümler üretir olmuştu.
Yarının Adamı, fırsatların kendisine koşmasını beklemek yerine kendisi fırsatlara koşmayı yeğliyordu. Öne atılmak için işaret bekliyor; öne atılacağı an için hazır, donanımlı ve nitelikli bulunmayı önemsiyordu.