Bu ilişkide benim için kronoloji yoktu; sadece onun varlığını ya da yokluğunu biliyordum. "Her zaman" ile "bir gün" arasında durmadan gidip gelen bir tutkunun işaretlerini biriktiriyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kaç kez seviştiğimizi hesaplıyordum. Her defasında ilişkimize bir şeyin daha eklendiği hissine kapılıyordum, fakat bizi birbirimizden kesinlikle ayıracak olan da bu jest ve haz birikimiydi. Bir arzu sermayesini tüketiyorduk. Fiziksel yoğunluk düzeyinde kazanılan, zaman düzeyinde yitiriliyordu.
O gider gitmez üzerime çöken yorgunluğun içinde donup kalıyordum. Ortalığı hemen toplamıyordum. Bardaklara, arta kalanlarla birlikte tabaklara, izmarit dolu kül tablasına, koridora, odaya saçılmış giysilere, çamaşırlara, yere sarkmış çarşaflara bakıp duruyordum. Her bir nesnenin bir jesti, bir ânı imlediği, bir müzedeki herhangi birinin karşısında hiçbir zaman duyamayacağım güç ve acıdan bir tablo oluşturan bu dağınıklığı olduğu gibi saklamak isterdim.