Adem: “Havva konusunda yanıldığımı anladım. Bahçenin içinde onsuz yaşamaktansa dışında onunla yaşamak daha iyi. Önceleri çok konuştuğunu düşünsem de artık susup hayatımdan giderse ne kadar üzüleceğimi biliyorum. Bizi bir araya getiren ve onun kalbinin iyiliğini, ruhunun güzelliğini öğreten kestaneye şükürler olsun!”
Havva da Adem hakkındaki hislerini derin düşüncelere dalarak şöyle özetler: “bu tür bir sevgi mantığın ve istatistiğin ürünü değil. Öylece seviyorsun -kimse nedenini bilmiyor- ve anlatamıyorsun. Buna gerek de yok.”
Şunu öğrendim ki; balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerini boşuna geçirdiklerini söyleyip yakınırlar. Sürekli sızlanıp herkesten şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi, yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?
Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.