Kim ki suda akıntıda sürüklenir, kim ki kendine daha yüce ilkeleri rehber edinmez, kim ki ideali yoktur, inancı yoktur, böyle bir insan yaşayan ve hareket eden bir canlı olmak yerine, hareket eden bir şeydir, bir yankıdır ama ses değildir
Soğukkanlı bir aşkın yankısı yüreğimde
Sempatik gülüşünle kurşuna dizilmişim
İçimde açan lale sensizlikten ölürse
Fark etmez yaşamışım yahut delirmişim
Adaletsiz dünyadan, utangaç bir ilgi ummuştuk sadece..
Nerden bilebilirdik ki ancak hayalkırıklıkları düşecekti hesabımıza..
Arafta kalmaya bile razı iken, kafa karışıklığı bile yetecekken aşka dair, yalnız suçluluk vardı heybemizde..
Yine de yenilgiyi kabul etmektense, önemsiz bir figüran gibi terketmeyi seçtik hayatı..
Onu onsuz bile sevebilecek beklentisizliktir aşkın asaleti. Zira beklenti, duyguların enginliğine yapılmış ihanettir. En halis aşk bu yüzden tek başına yaşanandır ve ancak en cesurların işidir.
Müdavimi olduğum duygular var,
ne yaparsam yapayım hep kıyısına vardığım..
Korkularım var yalnızlığımı besleyen
Hiçbir kalabalığın yok edemediği..
Ve yorgunluğum
Ürkek bir yüreğe fazla gelen..