Hayatı daha yaşanabilir kılmak adına yapılan onca şeye rağmen bir çok farklı kaygı türü çıktı ortaya; bu kaygılar da dünyayı serinkanlı görmeyi daha zor hale getiren, uzun zamandır var olan eski kaygılara ilave oldular. Sürekli değişim hali, belirsiz bir gelecek korkusunu tetikliyor; büyük şehirler yalnızlık barındırıyor; tıp yalnızca tedavi etmiyor, aynı zamanda hastalık kuruntularını besleyen, sürekli birbirine eklenen potansiyel tehdit listeleri üretiyor; görünmez mikroplar ve virüsler geçmişin iblis ve gulyabanilerinin yerini alıyor; keskinleşen akıl ve artan refah, endişelerden koruyamıyor insanı; geleneksel hiyerarşik düzenler yıkılırken özsaygı daha da ele geçmez oluyor; rekabetçilik, stresi artırıyor; İşyerindeki baskılar çalışma arkadaşları arasındaki ilişkilere zarar veriyor; başarısızlık korkusu yetersizlik hissini güçlendiriyor ve ne daha fazla boş zaman ne de daha fazla alkol yeterli olabiliyor tüm bunların üstesinden gelmeye