"Şimdi aramizda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum!" dedi. "Bu eksik sana değil, bana ait.. Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar cok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum...
O beni birdenbire sessiz ve karanlık dünyamdan ayırmış, ışığa ve sahiden yaşamaya götürmüstü. Bir ruhum bulunduğunu ancak o zaman fark etmiştim. Şimdi geldigi kadar sebepsiz ve ani çekilip gidiyordu. Fakat benim icin bundan sonra eski uykuya dönmek imkânı yoktu.
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi...