SES onu dışarı çekti.
Kelimeler onu aşağı,aşağı,en aşağı,şimdiye kadar olduğu en derin,en karanlık yere itti: Âlemlerin başlangıcı, zamanın başlangıcı kadar boş bir yere.
Bir bedeni yoktu artık. Yayılmıştı,ruhu bir deredeki dalgalanmalar gibi dağılıyordu tüm âlemlere, tıpkı Dünya Ağacı gibi. Bir an için her şeyi biliyordu. Her şeyin bir parçasıydı.
Her şeyi görebiliyordu bulunduğu yerden.