"Ya uçuyordum ya da bunalımdaydım. Uzun kasvet ve hüzün dönemlerinin ardından abartılı neşe patlamaları, transvari esinlenmeler. Hiçbir zaman kendim olduğum bir düzeyde kalmadım. Bunu söylemek tuhaf ama, hiçbir zaman kendim olmadım."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Özümde çelişki vardı benim, dedikleri gibi. İnsanlar beni ciddi ve yüce gönüllü ya da neşeli ve pervasız, samimi ve dürüst, ihmalkâr ve gamsız biri olarak görüyorlardı. Aynı anda bunların hepsiydim – ve bunların ötesinde başka bir şeydim ki ben dahil hiç kimse bunun ne olduğunu bilmiyordu."
"Asıl rahatsız edici olan, ilk görüşte genellikle iyi, sevecen, vefalı, güvenilir biri sanmalarıydı beni. Bu erdemlere sahiptim belki de, ama öyle olsa bile kayıtsızlığıma borçluydum; iyi, sevecen, vefalı, güvenilir falan olmayı göze alabiliyordum çünkü kıskançlık duygusundan eser yoktu içimde. Asla tecrübe etmediğim bir duygu varsa o da kıskançlıktı. Hayatımda hiç kimseyi ya da hiçbir şeyi kıskanmadım."
"Her şeyde hemen karşıtını görüyordum, çelişkiyi; gerçekle gerçekdışının arasında da ironiyi, paradoksu. Kendi kendimin baş düşmanıydım. Yapmak istediğim, ama yapmasam olmaz dediğim hiçbir şey yoktu. Çocukken bile, hiçbir eksiğim olmamasına rağmen ölmek isterdim; Vazgeçmek isterdim. Çünkü çabalamak bana bir şey ifade etmezdi. "