"Gitmeli, çok uzaklarda bir yerlere gitmeliydim, beni kimsenin tanımayacağı tüm bunlardan bağımsız olabileceğim yerlere! Gitmeli, kaçmalı, kurtulmalıydım! "
"Düşünmemek – zaten sizin de istediğiniz budur. Işıkları söndürürsünüz, çünkü ışığın her şey gibi düşünceleri de uyandırıp gerçeğe taşıdığını sanırsınız. Karanlığa sığınıp karanlığın kollarında saklanmak istersiniz. Daha rahat soluk almak için üzerinizdeki giysileri çıkarır; artık hissetmemek, biraz dinlenmek için kendinizi yatağınıza atarsınız. Ama düşünceler, onlar dinlenmek bilmezler; artık bitap düşmüş duygularınızın etrafında yarasalar kadar karmaşık ve gizemli şekilde kanat çırpar ve fareler kadar açgözlülükle kurşun kadar ağır yorgunluğunuzu kemirir, oyarlar."
"Tam kendini özgür ve huzurlu hissettiğin, kimseye karşı bir sorumluluğun olmadığı bir anda, birden yabancı birinin ihtirasının tek hedefi ve avı olmak, bu arzulanmayan isteğin tuzağına düşmüş biri olarak yaşamının tepetaklak olması."