Bir çok kişi topluma ayak uydurma gereksiniminin farkına bile varmaz. Bunlar kendi özgür düşüncelerini ve eğilimlerini gerçekleştirdikleri, bireyci oldukları ve düşüncelerine kendi başlarına düşünerek ulaştıkları düşüyle yaşarlar.
Hayatın tadı salaş meyhanelerde, şehrin kenar sokaklarında daha çok çıkar. Seyahat hele gençken yapılan seyahat de böyledir. Biraz sefil olmaktan, zorlanmaktan korkmayacaksınız. İkinci mevkide de gidersiniz yeri gelir üçüncü mevkide de.
Hata yapmamak korkusuna gelirsek… Bu da esasında muhakemeyi, muhasebeyi iyi yapmamaktan fedakârlığı göze almamaktan kaynaklanır. Demek ki bu temelde bir cesaret eksikliğidir. Yeni bir konu değil Romalı şair Horatius’un lafıdır: ın vitium ducit
culpage fuga. Kusurdan kaçarken daha büyük bir kusura düşüldüğüne dikkat çeker.