Elimde değil ki hocam yazarken, tekrar aynı şeyleri yaşıyorum, sanki bir an oraya ışınlanıp o günlere dönüyorum gibi oluyor. Barut kokusu, kan kokusu, bağırışlar, patlama sesleri hepsi o kadar gerçekçi ki içim aynı o zamandaki gibi yanıyor. Zaman acıları eskitmiyor
Yani her şey sevgisizlikten. Bir saksıya bir çiçek ek mesela, aynı çiçekten başka bir saksıya da ek. Biriyle konuş su verirken, yapraklarını okşa, diğerine ise sadece hayatta kalması için su ver hiç ilgilen me . Günün sonunda yapraklarını okşadığın çiçek açacaktır. Diğeri kurumaya mahkum. Ve günün sonunda suçlu sensin Ursula o çiçeği sevmedin, onunla diğeriyle olduğu gibi ilgilenmedin diye.