İngiltere’den İstanbul’a gelen Benjamin’in iz sürdüğü bir Telli Baba romanı… Ama bu yalnızca bir araştırma ya da yolculuk hikâyesi değil; Abdullah’ın aşkla, kayıpla ve kaderle örülmüş yaşamının hikâyesini anlatıyor.
Bir adamın sevdayla değişen kaderi… Bir aşkın, bir insanı zamanla efsaneye dönüştürmesi… Ve Abdullah’ın, halkın dilinde “Telli Baba” adına dönüşmesinin ardındaki kırgın, derin ve unutulmaz hikâyesini anlatıyor.
Gerçekle menkıbenin birbirine karıştığı bu romanda İstanbul da başlı başına bir karakter gibi; susuyor, saklıyor, anlatıyor…
Dem, yalnızca bir aşk romanı değil; insanın bazen bir hikâyeyi değil, bir inanışı, bir kaybı ve geçmişten bugüne taşınan bir ruhu okuduğu bir kitap…