Selma Harman

Selma Harman
@SelmaHarman
- Bir kitapta altını çizdiğimiz yerler, doğrudan doğruya bize hitap eden yerler değil midir? Goethe 
Robe ’nin kütüphanesini herkese anlattım. Ne yazık, kütüphane merakı olan Manastır ’da kimse yok. Ne kışlalarda, ne erkân-ı harbiyede ve ne de şehir belediyesinin kütüphane yok. Ecnebi kitaplar satan bir Rum kütüphanesi vardır, Türklerden kitap satan bile yok. Ben Fransızca iki mecmuayı bu kütüphane vasıtasıyla getirtiyorum. Yazık ki kütüphane gibi kitap okuma zevki de henüz yok.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Osmanlı Milleti Kim?
Bunlarla Osmanlı milleti diye kendimizi aldatmada mana yoktur. Onlar Bulgar, Rum, Sırp, Ulah... Ve büyük kısımları da ayrılmış, müstakil. Geriye ne kalıyor? Arap mı? Sınıf arkadaşlarımın hepsi Türklere her gün lanet yağdırıyor ve Arap istiklâl fikrini besliyorlardı. Arnavutlar mı? Ekserisi iptidai halde... Ne askerlikle ve ne de sair milli işlerimizle alâkaları yok. Bunlar da gittikçe bozuluyorlar. Bereket versin şimdilik aklı erenler Türk milliyetine bağlıdırlar.
1906 Osmanlı Ordusu
Milletimiz zavallı, bir şeyden haberi yok. Bütün ümit genç zabitlerde. Fakat iş bir harbe müncer olursa felâket muhakkak. Ordu berbat ellerde. Silahlar berbat. Teçhizat yok. Efradın altında beylikleri parça parça. Yeni gelenlere beylik bulamıyoruz. Sonra alay kumandanı ve ümeranın evinde halı ve kilim yerine nefer beylikleri serilmiş. Alay deposunda farelerin elbiseleri yediklerini ben gördüm ve esbâbını temin ettirdim. Hele ara sıra gelip geçen redif taburları büsbütün Allahlık... Konsolos mahallesinde kapıların önlerinde oturmuşlardı. Yamalar içinde, yırtıklar içinde...
Osmanlı vatandaşı Türkler...
“Avrupa medenileri Bulgar, Rum, Ermeni ilh... milletlerin Türklerden zulüm görmekte olduklarından feryat edip duruyorlar. Ve envai mezalimi Türklere reva görüyorlar. Halbuki felâkete sebep onlardır. Sanki Türkler diğer milletlerden daha mı bahtiyardır? Avrupalıların ve Hıristiyan tebaanın zulmü yetişmiyormuş gibi padişahın zulmünden de en çok ezilen onlardır. Türkler, Hıristiyanlar kadar bile hürriyetlerine mazhar değildir.”
Cami üstüne cami... Saray üstüne saray... Asırlarca bu riyakârlık devam etmiş. Hâlâ da böyle gidiyor. Bir padişah için birçok saray ve birçok bahçe ve eğlence yeri. Sonra milyonca halk için bir şey düşünme.