Selma Harman

Selma Harman
@SelmaHarman
- Bir kitapta altını çizdiğimiz yerler, doğrudan doğruya bize hitap eden yerler değil midir? Goethe 
Abdülhamit iyi, etrafı kötü!!!!
Paşa bu vakayı bana bu sefer anlattı ve dedi: “Mabeynde de söyledim. Padişah büyük ama etrafı berbat... Bunun için böyle perişanız.” Dedim: “Paşam, bir muhit ki fenadır onu etrafına toplayanın ruhunu göstermez mi? Fenaları seçip de onun etrafına gönderen mi var?” “Allah feyzini artırsın ve bu millete büyük hizmetlere muvaffak etsin. Daha tahsilinizi bitirmeden, oraları görmeden vaziyeti takdir ediyorsun. İş dediğin gibidir fakat nasıl ilan edersin?” dedi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Halkın bilmemesi gerekenler !!!
Makedonya ihtilâlleri hakkında İstanbul ’a malumat gelecek diye ne halt edeceklerini bilmiyorlardı. Hastalığını saklayan budalalar gibi... Halbuki Sırbistan da, Yunanistan da, Bulgaristan da aynı tarzda hareketlerle işe başlamışlar ve bugünkü şekle girmişlerdi. Her şeyi açıkça ortaya atmaktan, padişahlar şahısları için korktuklarından memleketin bir tarafı yanarken öteki tarafı alâkadar olamıyordu. Hiç olmazsa zabit çıkacaklar, erkân-ı harp olacaklardan bu gibi hadiseler gizlenmese... Ağızdan ağıza yalan yanlış havadisler daha fena şayi oluyordu.
Selanik bizim mi?
Selanik çok güzel şehir. Bütün Anadolu ve Arabistan ’da gördüğüm şehirlerden daha latif ve yeni... Rıhtım boyu, hele Kristal mıntıkası, Beyaz Kule, Hamidiye Caddesi, yalılar, hele akşamları güneşin Olimpos Dağları ’nın ardında, kızıllıklar arasında akıp gitmesi doyulmaz manzara... Fakat buraların sahibi acaba biz miyiz? Birkaç Türk isimli ve Türk şekilli dönmeler de olmasa Türk ü temsil edecek bir varlık yok!..
Memleketimiz yer yer sarsılırken öğrendiklerimiz, bildiklerimiz büsbütün başka şeyler...
2.Abdulhamit Dönemi yaşanan bir olay
Konsolos bu tarafa her zaman gezmeye çıkarmış. Bugün de kavasıyla beraber karakolun önünden geçer. Nöbetçi selam durmamış diye kızmış. Nöbetçinin yanına giderek, “Ben Rus konsolosuyum. Neden bana selam durmadın?” demiş. Nöbetçi, “Tanımadım konsolos olduğunu” demiş. Konsolos “Kavası da görmedin mi,” diyerek kamçısıyla ve tokatla dövmüş. Sonra “Beni iyi tanırsın, size böylesi lâyık alçak Türkler!..” diye edepsizliğe başlamış ve yoluna devam etmiş. Birkaç adım ayrılınca mehmetçik silahını konsolosa çevirmiş, “Türk neferi de kendini döven Rus konsolosuna böyle tanıtır...” diyerek herifi vurmuş. Konsolos ve kavas ağaçların arkasına kaçarak yalvarmaya başlamışlarsa da konsolos aldığı yaradan yıkılmış, can vermiş. Meselenin Rusların müdahalesini Bulgar İhtilâli kazanamadı diye kasten yapıldığını herkes söylüyor. Ruslar hükümetimizi iyice sıkıştırmışlar, nöbetçi neferi mâni olmadı diye orada bulunan diğer bir arkadaşı divan-ı harp kararıyla idam olunmuş. Hükümet resmen taziye ve tazminat vermiş. Divan-ı harp kâtibi Enver Bey imiş, resmen asılma yerinde bulunmuşlar.