Elimde kitabın Yapı Kredi Yayınlarının 70. baskısı vardı. Üzerinde Sabahattin Ali nin yakın çekim portre veya vesikalık denebilecek fotoğrafı. Kendisini daha önce bıyıksız hali ile görmüştüm. Bu sefer simsiyah, gür ve düzgün bıyıkları ile beni karşıladı.
1937 yılında çıkan Sabahattin Ali'nin kuyucaklı Yusuf romanı, i edebiyatımızda ilk ve öncü sayılabilecek bir eserdir. Yazılana dek Türkiye'de pek ifade edilmemiş problemleri sayıp döküyor. Ezilen, hor görülen, istenmeyen köylünün ve toplum yapısının aksayan yönlerini ilk defa ayrıntılı bir kalemle dokumuş Sabahattin Ali.
Batı eserlerinde rastladığımız doğaya dönme, isyan vurguları var. Toplum düzenine de sert eleştiri yapıyor. Fakir Baykurtun da devamını getirdiği köy ve kırsal edebiyatının ilk eserlerinden sanırım.
Kuyucaklı Yusuf Roman Karakterleri
Kuyucaklı Yusuf: Kimsesi olmayan yoksul bir halk/köy çocuğudur. Henüz küçükken bütün ailesini kaybetmiştir. Soğuk ve sert arası, güvenini yitirmiş, cesur karakter. Muazzez'e sevdalıdır.
Muazzez: Kaymakam Beyin kızıdır, Kuyucaklı Yusuf'un hanımıdır. Mazbut, kimseye zararı olmayan, iyi niyetli, temiz karakter.
Kaymakam: Muazzez'in babası, aile fertlerine düşkün, içten, sevimli, şefkatli karakter. Türk sinemasının Hulusi Kentmeni gibi
Şahende Hanım: Kötülüğün temsilcisi. Kaymakamın hanımı. Nefret, kin, düşmanlık, haset, hırs dolu ahlak yoksunu karakter.
Şakir: Kasabanın kabadayısı. Her dediği olur. Ahlaksız, kötü bir karakter.
Kuyucaklı Yusuf Özeti
Bizim Yusuf, Kuyucak'ta doğuyor. Köylerini eşkıyalar basıyor. Bu esnada bütün ailesi öldürülüyor. Çocuk yaşta olan Yusuf bu şekilde kimsesiz kalıyor. Beldenin kaymakamı köyde tek başına perişan hâlde kalan Yusuf'a acıyıp onu evlat ediniyor. Bundan sonra Yusuf'a herkes Kuyucaklı Yusuf demeye başlıyor.
Kaymakam, Yusuf'a