NûraSelma

NûraSelma
Bazı Kitaplar Tadılmak, Bazıları Yutulmak, Bazıları İse Sindirilmek içindir. Sevgi Benim Karekterimdir.
"Ey Cemaat! Cephane geldi! Haydi imeceyeee!"
Triestino'nun çevresini kayıklar almıştı. 'Temiz' kağıdı olanlar kayıklara binerken, buharlı vinçlerde ambarlardaki yükleri, üç çifte kürekli denk kayıklarına yüklüyorlardı. Yükler arasında yüz sandık top mermisi ile Yüzbaşı Faruk'un İngilizlere selamla ta selamlata İstanbul sokaklarından geçirdiği iki ağır makineli tüfek de vardı. Gelen malları teslim almak ve Ankara'ya ulaştırmakla görevli (Menzil Komutanı) Binbaşı Zafer Kemal, Yahya Paşa camisinin kayyımına haber yollatarak, imece için halka çağrıda bulunmasını istedi. İkindi namazı başlamıştı. Namaz biter bitmez, kayyım seslendi: "Ey Cemaat! Cephane geldii! Haydi İmeceyeee!" Bu çağrılara alışmış olan cemaat çıkışa koştu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ankara iyice ısınmış, Meclisin karşısındaki set üstünde bulunan Millet Bahçesi yine açılmıştı. Birkaç söğüt ve kavak ağacının gölgesine örtüsüz masalar, tahta iskemleler serpiştirilmişti. Bahçeye, şimdi yerinde geniş Bankalar Caddesi'nin bulunduğu Toprak yoldan giriliyordu. Birçok milletvekili hava almak için bahçede toplanmıştı. Sohbet ediyorlardı.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Canım Atalarımız!...
Birkaç heyecanlı delikanlı şarkıya başlamıştı: Karadeniz, Karadeniz Gelen düşman değil,biziz... Şarkıya katılanlar gittikçe arttı. Şişman kaptanın her zamanki işareti üzerine tayfalardan biri, dostluk jeti olarak, isten kararmış, buruşuk bir Türk bayrağını direğe çekmeye koyuldu. Yükseldikçe bayrağın buruşuklukları düzeliyor, rengi açılıyordu. Nesrin'in gözleri doldu. İnebolu'nun Yarbaşı'na doğru set set yükselen beyaz evleri, denize açılmaya hazırlanan büyük kayıklar, yalı da toplanan halk görünüyordu artık. Gemideki bütün Türklerin katıldığı şarkı Anadolu'nun en hareketli deniz kapısı İnebolu'ya yansımaktaydı: Onun sana selamı var, Diyor ki düşmanın ne canı var? Kovsun onu sularından, Orada Türk sancağı var!
30 agustos zafer bayramımız kutlu olsun
DÜNYADAKİ EN MEŞRU, EN AHLAKLI, EN HAKLI, EN KUTSAL SAVAŞLARDAN BİRİNİN, EMPERYALİZME KARŞI VERİLMİŞ VE KAZANILMIŞ 30 AĞUSTOS KURTULUŞ SAVAŞININ, BİR MİLİLEŞME İHTİLALİNİN ... YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN. 👏❤️🇹🇷🇹🇷
30 Ağustos Zafer Bayramı
Halide Edip Adıvar
Halide Edip, "Hanımefendiler!" dedi, sesinde hafif bir heyecan titriyordu. Çok tutumlu olduklarını duyduğu Ankaralı hanımları yardıma çağıracaktı. "Tarih Türkü ateşle imtihan ediyor. Bu imtihandan, yalnız erkeklerimizin cesareti ile başarılı çıkamayız. Artık biz kadınlarda bu ateşe yüzümüzü çevirmek, ellerimizi uzatmak zorundayız. Ordumuzun hepimize ihtiyacı var.." Kadınların, büyük bir dikkatle dinlediğini fark edince, heyecanı azaldı, daha sakin bir sesle devam etti: "..Bir hafta önce Eskişehir'deydim. Gördüklerimden birini sizlerede anlatmak istiyorum. Uçakların gövdesi ve kanatları, özel bir keten kumaşla kaplanırmış. Bulunamadığı için bizimkiler, kaput bezi ile kaplıyorlar. Özel yapıştırıcısı olmadığı için, kaput bezini uçakların gövdelerine, kanatlarına nal mıhı ya da zamkla tutturuyorlar. Bezin gerginliği ve kayganlığı emait denilen özel bir sıvı ile sağlanırmış. Getirtemedikleri için beze, kaynatılmış patates kabuğu ve paça suyuna tutkal, kola karıştırarak yaptıkları bir pelteyi sürüyorlar. Sonra da gözlerini bile kırpmadan bu uçaklara binip uçuyorlar. Kardeşlerim! Sizleri, milletinin şerefini ve namusunu canından aziz bilen bu genç ve yoksul orduya yardıma çağırıyorum!" Kısa bir sessizlikten sonra, kadınlar ağır ağır ayağa kalkmaya başladılar ve hiç konuşmadan ilerlediler, masanın önünde sıraya girdiler. Masanın üstü parayla dolmaya başladı. Yanında para olmayanlar, yüzüklerini, bileziklerini bırakıyordu. Gözleri görmeyen, beyaz başörtülü, yaşlı bir kadın çevresinden yardım istedi: "Bana ne olur Halide hanımı bulun!" Halide Edip bu yakaran sesi duymuştu, yaklaştı, "Benim, buradayım!" dedi. Kadın eliyle okşayarak, Halide Edip'in yüzünü içine sindirdi: "Çamaşırcılık yaparak geçiniyorum, kızım. Bunu zor günüm için saklamıştım. Ama sözlerinden anladım ki ordumuz