NûraSelma

NûraSelma
Bazı Kitaplar Tadılmak, Bazıları Yutulmak, Bazıları İse Sindirilmek içindir. Sevgi Benim Karekterimdir.
"Efendim, lütfen dışarı bakar mısınız?"
Elçiliğin pencerelerinden, Sarayburnu'ndan Eyüp'e kadar asıl İstanbul görünüyordu. Her gün bu saatlerde, karanlığa gömülmeye başlayan bezgin şehir, bugün Işıl ışıldı. Bütün minareler kandillerle donanmıştı. işgal altındaki İstanbul, sessiz ama çok çarpıcı bir biçimde zaferi kutlamaktaydı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İstanbul Yeniden türkleşti.
Zafer haberi İstanbul'a gökten bir müjde gibi inmiş, gazetelerin ilk sayfaları büyük resimler ve zafer edebiyatı ile kaplanıp bezenmişti. Laternalar ve 'zito zito Venizelos' şarkıları susmuştu. Beyoğlu caddesindeki bazı Türk mağazaları vitrinlerini Mustafa Kemal ve İsmet Paşaların resimleri ile süslediler. İstanbul yeniden Türkleşti.
Bu Vatan bu millet size minnettar. Ruhlarınız şad olsun.
Metris Tepe apaydınlıktı. Sabahleyin Şehitlerini toprağa veren 4 Tümen gece de zaferi kutlamak için toplanmıştı. Flamalar, öbek öbek yanan büyük ateşlerin oynak ışığında çırpınıyor, pilav ve fasulye kazanları kaynıyordu. Yoksul tümen, çember halinde dizilmişti. Erlerin üstünde mintanlar, yelekler, biri ötekine benzemeyen askeri ceketler, altlarında ise rengarenk şalvarlar, poturlar vardı. Pek çoğunun çorabı, matarası, kütüklüğü, süngüsü, hatta çarığı yoktu. Subayların da bir bölümü çarıklıydı, bazılarının üniforması çadır bezindendi. ama erler de, subaylarda, bütün donanımları tamammış gibi vakar içinde, tümen komutanın konuşmasını beklemekteydiler.
Yenilgiye
Yenilgiye Ordu Komutanı Korgeneral Populas da inanmak da zorluk çekiyordu. Üçüncü Yunan Kolordusu'nun karargah olarak kullandığı Bursa Anadolu Oteli'nde ordu kurmay kurulu ile yaptığı toplantının sonunda. Türkleri ezebilmek için, daha fazla güçlenmelerine fırsat vermeden, takviye alıp hemen ve yeniden taarruza geçmek gerektiğine karar verdi.
Albay Kazım telefona koştu.
Kazım Özalp'ın verdiği haber üzerine, Meclis'te de yer yerinden oynadı. Sevinçten kimi ağlıyor, kimi kahkaha atıyordu. Bu kargaşalık içinde Cemalettin Arif ile Mustafa Necati Beyler göz göze geldiler, bir an kararsız kaldılar, sonra koştular ve kucaklaştılar.Yasin Kutluğ dışarı fırladı. Pencerelerden yansıyan gaz lambalarının ışığının altında bekleyen Ankaralılar dalgalandılar. Kapının önüne çıkan çelimsiz milletvekilinin gür sesi yankılandı: "Zafer biziiiiiiiiim! Kazandııııııık! Yunanlılar çekiliyor!.." Aşka gelen biri silahını ateşledi. Bunu uzaktaki bir başka silah sesi izledi. Biraz sonra Meclis'in önü sevinçten deliye dönmüş meşaleli, fenerli insanlarla dolacak, karanlık meydan gündüz gibi aydınlanacaktı.