Selmin

Selmin
@Selminse

Selmin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·282 syf.·
2025 2. kitabı
Matt Haig
8.2/10 · 98,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Altıncı Koğuş
Puan vermedi·68 syf.··
2025 4. kitabı
Bir tarafta ölümsüzlük bir tarafta maziye gömülmek… bir tarafta acıyı küçümsemek bir tarafta acıyla büyümek… Bir tarafta doktor bir tarafta aklını yitirmiş adam…Birçok zıt görüşün ve karakterin bir araya geldiği kısa fakat aslında çok şey anlatan bir kitap. 2 karakterimizi biraz tanıtmak istiyorum. İvan Dmitriç Gromov 33 yaşında, soylu bir aileden gelmiş, eğitimli bir akıl hastasıdır kendisi. Maalesef ki takip edilme hissinden muzdarip. Çok fazla kitap okuyan, bilgi sahibi bir adamdır. Hayatı boyunca çok fazla acı çekmiş. Babası tarafından kırbaçlanmış, Sergey adındaki oğlunu veremden kaybetmiş… Hayatın yükünü çok fazla sırtına almış. Tüm bu yaşadıkları da kendi felsefesini oluşturmuş. Gromov der ki: “Hayatın yükü altında ezilebilir, ondan nefret edebilirsiniz. Ama onu küçümseyemezsiniz.” Bu cümleler, Doktor Andrey Yefimıç’ın düşüncelerine bir karşı koyuştur aslında. O acıyı ve hayatı ciddiye almaz. Oldukça kayıtsızdır. Onun acı hakkında düşünceleri de Marcus Aurelius’un düşünceleriyle aynıdır: “Acı, acı hakkındaki canlı düşüncedir. Bu düşünceyi değiştirmek için irade gücü göster, onu silkip at, şikayet etmeyi bırak; acı kaybolup gidecektir.” Ve Gromov da şunları ekler “Bir bilgin diğerlerinden acıyı küçümsemesiyle ayrılır.” İvan tabikii bu düşüncelere karşı çıkar ve o da şunları söyler: “Bir organik doku eğer canlıysa her türlü uyarıya karşı tepki vermelidir. Benim yaptığım da işte budur! Acıya karşı bağırarak, gözyaşlarımla cevap veririm. Yapılan alçaklıklara öfkeyle, iğrençliklere ise tiksinti duyarak tepki gösteririm. Bana göre bu, hayatın ta kendisidir. “ Ve İsa’dan da örnek vermiştir: “ İsa ağlayarak, gülerek, hüzünlenerek, öfkelenerek hatta can sıkıntısı çekerek gerçekliğe tepki veren biriydi. Acılara gülümseyerek karşı gelmedi ve ölümü küçümsemedi.” İvan bu
Alıntı
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma
Her şey muhteşemdi. Ama bitirmekte haklıydın. Sen evren için doğru olanı yaptın. Kendimi reddedilmiş hissetmiyor, yalnızca yapmam gerekeni yapıyorum. Yani, çok düşündüm. Hayat hakkında. Kendi içime döndüm. Evren bana kendime çekidüzen vermemi söyledi. Her şeyin başı denge, abi. İlişkimiz çok yoğundu, hayatlarımız çok yoğun ve sonunda her şey Darwin'in üçüncü hareket yasasına çıkıyor. Etki tepkiye yol açıyor. Bir şeylerin bitmesi gerekti. Bunu gören sen oldun ve şimdi yalnızca evrende süzülen, bir gün Chateau Marmont'ta tekrar birleşebilecek iki ayrı parçacığız işte…
Sayfa 166·Kitabı okudu
Alıntı
Kim bilir? Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü.
Sayfa 177·Kitabı okudu
Alıntı
Ama esas sorun yaşamadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan, pişmanlığın ta kendisi. Olası hayatlarımızdan herhangi birinin bundan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor, evet, ama biz de yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız. Her yere gidip herkesle tanışamaz, istediğimiz her mesleği yapamayız tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor.
Alıntı