Lüzumlu lüzumsuz alışveriş yapan insanlar aslında sandıklarından çok daha bilgedir- para verdikleri o ıvır zıvırlar , kendi düşlerinin küçültülmüş halleridir aslında. Bir şeye sahip olmanın zevkini tadan çocuklar gibidirler.
Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum, birer hiç olan şeylerin ortasındaki soyut ve tensel noktayım.
Bir keresinde bir çocuğun ağlamak üzere olduğunu anlatmak için yetişkinler, yani aptal insanlar gibi "canım ağlamak istiyor" yerine " canım gözyaşı istiyor" dediğini duydum.
Çocuklar , hissettikleri gibi konuştukları için müthiş edebiyatçılar sayılırlar, hem ayrıca hissettikleri,b başkalarının ne diyeceği hesaba katılarak hissedilenler cinsinden değildir...
Hemen herkes, kalbinin en gizli yerinde tamamen kendine ait büyük bir imparatorluk hayal eder , bütün erkekler kölesi olacak , bütün kadınlar önünde eğilecek , bütün zamanların en soylu halkları ona tapacaktır...