Kitapta, her esere nasip olmayan bir etki var. Sarsıcı bir etki. Steinbeck, bunun için çok çaba sarf etmiş gibi görünmüyor. Romanı başarılı ve klasik hâle getiren sebeplerden biri de bu bence. Güzel yarınları düşleyen iki mevsimlik tarım işçisinin yaşamlarının kısa ama önemli bir kesitine şahitlik ediyoruz. İnsan ilişkilerine, hayallere, kapitale, zorbalığa, görünüme ve içeride olup bitenlere sahici bir gözlem yapıyoruz.Hayatın ve doğanın ne kadar benzer olduğunu, engebeleri ve düzlükleriyle okuruna ilmek ilmek örüyor Steinbeck. Empati yüklü bu kült eseri herkes okumalı.
Leyla'nın evi... Leyla Hanımın bahtsız kaderi, Ali Yekta Bey'in oğlu için çırpınışları ve sevgisiz büyütülen bir genç kadın; Rukiye. Kitabı okurken sıkılacağınız yerler yok denecek kadar az. Bir çırpıda okunur. Kişiler birbirine o kadar güzel bağlanıp bir bütün oluşturmuş ki kitap bittikten sonra bile bu bütünü unutmanız zor. Çok beğendiğim yazardan çok beğendiğim bir kitap oldu Leyla'nın evi.
Çok güzel bir kitap. Elinizden bırakamıyorsunuz.Lise zamanlarındaki dostluğu,rekabeti ve aşkı çok güzel anlatmış yazarımız ayrıca çok komik. Tavsiye ederim.