Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum neden, her şey
içimde daha derinlere işliyor, her zamankinden daha derinlere. Bir içdünyam varmış da bilmezmişim. Her şey şimdi oraya gidiyor. Orada neler olup bittiğini bilmiyorum.
Bir gün öldüğümde, bu evde benden başka kimsenin görmediği o hayaletler kalacak geriye biliyorum. Onlar tamamlanmamış
hayatlarıyla yarım kalacaklar. Yapayalnız, kimsesiz. Hiç yaşamadıkları için hayaletleri de kimseye görünmeyecek. Ardımda bıraktıklarım arasındaki varlıkları kimseler tarafından bilinmeyecek!
Kim bilir, belki de bu yüzden bu kadar çok çalışıyorumdur,
hayaletlerime hayat vermek için.