Sema Balıbey

gözlerimde bunca hıçkırık dururken yaslanıp emanet omuzlara, diyecekmişim: nasılmış ve nedenmiş artık sevilmiyor olmak...
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
yalnız ben ve ellerim kalıyordu uzun masalarda evler o zaman annelerle üzgün, babalarla tövbe bir harften üşüyordum gibi dilim daralıyordu sokuluyordum bütün itirafların inine herkesin itimat bekledigi aşklarda yolları gösteriyordum oysa ilk yaz geldikçe anlıyorduk ancak: hepimizde başkasının hayatı asılı Şimdi bize hile lazım başkalarının uykularını beklemek için... ey yüreğinde çok kimseyi taşıyamayan ben, bir iç kanaması gibi durmadan akan zehirle sınanmış bir yerdeydim hep hançeremde dar bir vadiydi zaman kimin günahlarma kül olurdum ki konuşsam anlıyordum çünkü: her aşkta susulan ah ne kadar doğru Çünkü akşamlar ki eskisinden yoksul artık insanlar ki bir şeyle bir ömür ısrar gerek ki tüm alınganlığımız kısasla bitsin bu yüzden diz çöküp ayrılık istedim her ağızdan: bir suretti günlerimiz dünyada yalan, bileklerimize dolananson kanın sancısı ey en solgun aşklarına bir intihar borcu olan ben, odalarda resmi asılıyormuş gibi duran herkesin yanlış okuduğu bir şarkıydım hep
Edebiyat
bir şarkı ağlar kahvelerde, her yaraya susarım taşrada sıkıntıyla söylenince bazı sözler patikalarda bırakırım canımın her yükünü, eve dönerim kirpiklerimde pusu, kalbimde mushaf, avuçlarımda eylül kırılmış bir güz ayazı kime dönerim .. durmadan incinir çözülen saçlarda serinleyen elim adım kötüye çıkar korkusuyla yaşanır akşamlar nasıl unuturum çok önce kanımda yanan ateşi acz içinde kalır esenliğim, ay ağlar pencerelerde odalar bir pazar'a açılırken percerelerde gözlerim o uzak yollarda hep erken heves bundanmış ve hep eczâ çıkarmış çağaltımın son kelâmı herkes gider ve evlerin küçük oğlu anneye kilit düşer
Edebiyat
Çünkü ne kadar öpülse yine de kanar bazı yazgılar. bundanmış ve hep yemin konuşmak gerekmiş: herkes gider ve yas evlerin küçük oğluna düşer.
Edebiyat
soramam: eskiden dindigim sarnıçlar neden şimdi kin
Edebiyat