Aklıyla yüreği arasında uzun meydan savaşlarına yol açan yolculuk öncesi hesaplaşmanın, onu yola çıkaran sonucuna karşı otobüsün perona girmesinden korkan bir bulanıklık içinde emiyordu elindeki sigarayı. Önünde yalnız onun gördüğü bir uçurum var da ardından binlerce kişi itiyormuş gibi bir gerilme içindeydi.
“Sustuğum şeyler var, hiç konuşmadıklarım, hiçbir zaman konuşamayacaklarım…
İçinde kaybolduğum şehirler var, bir de;
İçimde kaybolup giden insanlar…”
Cahit Sıtkı Tarancı