"Durum gittikçe karışıyor albayım." İçini çekti. "Her geçen gün yeni suçlar öğreniyor insan. Okudukça, düşündükçe yeni insanlar tanıdıkça sadece günahların arttığını hissediyor.
Fakat Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım. Böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpki oyunlarda ki gibi çelişik duygular altında eziliyor. Fakat benim sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Bende susarım o zaman. Gecekondumda oturur anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığı mı! Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümüm nasıl karşılacağını seyretmek istiyor insan bir yandanda kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
Sevgi, o gece daha bir çok sey düşündü, bir çok şey hissetti. Neler olduğu sorulursa 'şey' kelimesinden başka türlü tarif edemeyeceği bir sürü şey. Allah'ım, dedi sonunda ne olurdu bütün bu 'şey' leri anlatabilecek gücüm olsaydı.