Sema Okumuş

Sema Okumuş
@Semaokms
Psikolojik Danışman /
Kahramanmaraş
203 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
@Semaokms·
·
sabitlendi
Eğer acı çekiyorsan, bu senin yüzündendir. Eğer mutluysan, bu senin sayende. Başka hiç kimse sorumlu değil! Sadece sen ve yalnızca sen. Sen kendi cennetin ve kendi cehenneminsin. Osho
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bilgiyi almak kolaydır. Bilgiyi yaşamak zordur. İstediklerinize DİKKAT edin. Çünkü evren bazen istediğin şeyi vermez. Önce ona hazır olmayan parçalarını senden alır. Bolluk istedin. Önce eksiklik bilincin kırıldı. Özgürlük istedin. Önce bağımlılıkların önüne çıktı. Yükselmek istedin. Once seni aşağı çeken her şey görünür oldu. İşte bu yüzden dönüşüm acıtır. Çünkü kaybettiğin şey hayatın değil... Eski kimliğindir. Acı, dönüşümün en acımasız kırbacıdır. Sana neyi bırakman gerektigini ögretir. Neyi taşıyamayacağını gösterir. Ve sonunda... Seni kendinle baş başa bırakır. Iște o an iki seçenek vardır: Ya eski küllerin arasında oturursun... Ya da o küllerden yeniden doğarsın. Bugün birçok kişi tam bu eşikte. Bir dönem kapanıyor. Bir bilinç doguyor. Ve unutma... Yükselmek isteyen herkes ışığı ister. Ama gerçek yükseliş, ateşten geçmeyi kabul edenlere gelir.
Kontrol ihtiyacı yüksek olan insanlar, bağımsızlık gösteren kişileri çoğu zaman tehdit olarak algılar. Çünkü onlar için güven, karşısındakini olduğu gibi kabul etmekten değil; onu yönlendirebilmekten ve kendi istediği kalıba sokabilmekten gelir. Bu nedenle sınır koyduğunda, itaat etmediğinde ya da kendi kararlarını verip kendi doğrunu savunduğunda seni problemli, bencil veya zor biri olarak etiketleyebilirler. Oysa çoğu zaman onları rahatsız eden şey senin davranışların değildir; senin üzerinde istedikleri ölçüde kontrol kuramamalarıdır. Bazı insanlar için uyum, karşılıklı saygı değil, itaat anlamına gelir. Sen itaat etmediğinde ise uyumsuzlukla suçlanırsın. Toplumda koyun olmaya razı gelirsen seni yönetecek çoban çok olur. Fakat kendi aklıyla düşünen, sorgulayan ve kendi yolunda yürüyen biri olduğunda, seni yönetemeyenler bunu çoğu zaman sorun olarak görür. Çünkü aklını kullanan bir insan, kontrol üzerine kurulan düzenlere kolayca uyum sağlamaz. Ne biz koyun olalım ne de başkalarına çobanlık makamı verelim. İnsanları yönetmeye değil, anlamaya; şekillendirmeye değil, oldukları gibi kabul etmeye çalışalım. Hayat yolunda, birbirinin ışığını söndürmeye çalışanlarla değil; içimizdeki güzellikleri ortaya çıkaran, büyümemize ve kendimiz olmamıza alan açan insanlarla yürüyelim.
Bırakma enerjisi güçlü çalışır. Tutunduğun korkuları, taşıdığın yükleri, bağımlı hale geldiğin düşünceleri, seni tüketen insanları, geçmişten bugüne sürüklediğin hikâyeleri... Bırak. Hayatına giren herkes bir sebeple gelir. Kimileri sana öğretir, kimileri senden öğrenir. Ama hiçbir şey sonsuza kadar aynı kalmaz. Ruhun bu dünya deneyiminden geçerken, çocukluğundan beri sana öğretilen kalıpların içinde kaybolmayı mı seçiyorsun? Yoksa... Kendını hatırlamayı, özündeki gerçeği keşfetmeyi, kim olduğunu yeniden bulmayı mı? Seni durduran, gölgeleyen, karanlığına çeken, ağırlaştıran ne varsa... Bırak. Çünkü bıraktığında yol açılır. Bıraktığında nefes genişler. Bıraktığında kalbin hafifler. Bıraktığında ışık içeri girer. Ve sen güçlenirsin. Bilincinin yükselebilmesi için, önce sana ait olmayan yüklerden özgürleşmelisin. Kıskançlık mı? Bırak. Sürekli çalışan zihin mi? Bırak. Kaygılar mı? Bırak. Geçmiş mi? Bırak. Gelecek korkusu mu? Bırak. Kendini manipüle etmeyi de bırak.
Başkalarının Enerjisini Emmeyi Bırakın!
Hiç fark ettiniz mi; bazı insanlarla vakit geçirdikten sonra, fiziksel olarak yorucu hiçbir şey yaşanmamış olsa bile kendinizi tükenmiş hissediyorsunuz? Enerji bulaşıcıdır. Duygular, tutumlar ve sürekli tekrar eden olumsuzluk; fark ettiginizden çok daha fazla şekilde zihninizi etkileyebilir. Sinir sisteminiz çevrenizde olanları sürekli algılar ve değerlendirir. Sürekli eleştiri, drama ve korku ortamında kaldığınızda beyniniz zamanla buna uyum sağlar; stresli olmak ve fazla düşünmek normalmiş gibi hissettirmeye başlayabilir. Kendine saygının güçlü biçimlerinden biri, hissettiginiz her duygunun size ait olmadığını öğrenmektir. İç huzurunuzu korumak bencillik değil; netliğinizi, özgüveninizi ve içsel dengenizi koruyan sağlıklı bir sınırdır. Size en yakın insanlar; düşünce yapınızı, alışkanlıklarınızı ve hatta geleceginizi etkiler. Bu yüzden gelişimi, sakinliği ve pozitifliği destekleyen ilişkileri seçin. Enerjiniz değerlidir; onu özenle koruyun ve hayatınızdaki dönüşümü gözlemleyin.