Duygusal beden tıpkı mikrop kapmış cilt gibi yara doludur. Bu yaralar da duygusal zehirle iltihaplanmıştır. Korku hastalığının belirtileri öfke, nefret, kıskançlık ve ikiyüzlülüktür. Sonucu ise insana acı çektiren bütün duygular.
Kıskançlık, keder, kendini yadsımanın ustaları haline de aynı şekilde geliriz. Kendimizle bir anlaşma yapar, bu anlaşmanın gereğini kusursuz bir şekilde yerine getirene dek durmadan üzerinde çalışırız. Düşünce, hissediş, davranış biçimimiz öylesine kanıksanır ki dikkatimizi yaptığımıza yöneltmemiz gereksiz hale gelir. Davranışımız etki-tepki zinciri üzerine kuruludur artık.
Çocukken bir anlaşmazlık yaşadığımızda öfkeleniriz. Her nedense öfke sorunu ortadan kaldırır, istediğimiz sonuca ulaşırız. Bir sonraki sefer yine aynı şey olur, tepkimizi öfkeyle gösterir ve öfkenin sorunu ortadan kaldırdığını öğreniriz. Birer öfke üstadı haline gelene dek öfke uygulamasını pekiştirdikçe pekiştiririz.