Bazı durumlarda, kendi bedenimizin organlarını, ruhsal yaşamımızın bazı parçalarını, algılarımızı, düşüncelerimizi; duygularımızı yabancı gibi görür egonun bir parçası değilmiş gibi davranırız; bazı durumlarda ise egoda doğduğu bariz olan ve onun tarafından tanınmasını beklediğimiz şeyleri dış dünyaya mal ederiz. Demek ki ego duygusunun kendisi de bozulmaya elverişli ve dış dünyayla arasındaki sınır kalıcı değil.