Ruh bir adamın yüzüne tatlı tatlı gülerse, gönülde bulunan kendisinden memnunsa; o adama halkın surat asmasından, ekşi yüz göstermesinden ne zarar gelir?
Ruh bir adamın gözünden öperse, o adam felekten, feleğin öfkesinden gam yer mi?
Mehtaplı bir gecede, köpeklerden ve onların havlamasından ayın ne korkusu olur?
Köpek kendi vazifesini yapar, Ay da yüzündeki nuru yerlere yayar.
Herkes kendi işini görür. Su çerçöpün hatırı için kendi saflığını bırakmaz.
Genel olarak Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın mizahi üslubunu oldukça beğeniyorum. Diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da Yeşilçam filmi izliyormuşum hissiyatını yoğun bir şekilde verdi.
Ama kitapla ilgili ön bilgi edinmemiş olsaydım bile, bunun Hüseyin Rahmi'nin ilk kitabı olduğunu anlardım. Çünkü diğer kitaplarındaki o ustalığı burada hissedemedim. Eğer Hüseyin Rahmi kitaplarını okumak istiyorsanız bu kitabı başlangıç olarak düşünebilirsiniz. O koşulda beğenme ihtimaliniz daha yüksek.
Kitabın konusuna gelirsek Alafranga özentisi Şöhret Bey yanlış yönlendirmeler eşliğinde kendini bir yığın gülünç olaylar silsilesi içerisinde bulur. Bununla birlikte Şöhret bey olayları muhakeme edebilecek zekadan da yoksun bir karakterdir. Ayrıca kitabın başından sonuna kadar karakterde kişisel bir gelişim olmasını bekledim. Ne yazık ki olmadı.
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Ren Kitap · 20175,9bin okunma