Semer

Her cezada, ceza olarak illkin adalet olmalıdır ve adalet ceza kavramının özünü meydana getirir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kumarda kaybeden, kendine ve akılsızlığına kızabilir, ama oyunda hile yaptığını biliyorsa, yaptığını ahlak yasasıyla karşılaştırır karşılaştırmaz, kendi kendini hor görmek zorunda kalır. Öyleyse ahlak yasası, kişinin kendi mutluluğu ilkesinden başka bir şey olsa gerek. Çünkü bir insanın kendi kendine "cebimi doldurmuş olsam da, ben değersizin biriyim" derken kullandığı ölçülerle, "ben zeki bir adamım, kasamı doldurdum" derken kullandığı ölçüler birbirinden çok farklı olsa gerek.
Ahlak yasasına uygun olarak yapılacak olanı bulmak, çok zor olmasa gerek; öyle ki en sıradan ve en alıştırılmamış anlama yetisi, dünya işleri konusunda pek zeka sahibi olmasa bile,bu işi başarabilir.
Kendi mutluluğum(mutlu olmak istemeyi herkese atfediyorsam, ki sonlu varlıklar söz konusu olunca bunu gerçekten yapabilirim), ancak bu mutluluğumda başkalarının da mutluluğunu kapsayabiliyorsam, nesnel bir pratik yasa olabilir.
İstemenin özerkliği bütün ahlak yasalarının ve bu yasalara uygun ödevlerin tek ilkesidir.