Vasconcelos’un en çok bilinen, sadece ismi geçtiğinde bile hüzünlendiren, efsane kitabı. Şeker Portakalı’na çok küçükken başladığımı ancak kitabı başka birinden ödünç aldığım için, bitiremeden bıraktığımı hatırlıyorum. Yeniden dönüp, yeniden başlayabilmem için aradan belki de on yıla yakın süre geçmesi gerekti. Neden bu kadar geç kaldım, bilmiyorum. Geç kaldığım, bu kadar zaman sonra okuduğum için çok pişmanım. (Üstelik okumadan önce de bu pişmanlığı yaşayacağıma emindim.) Peki neden mi pişmanım? Bana kalırsa, bir çocuk, “Şeker Portakalı”nı okuyarak büyümeli. Eminim ki, eğer ilkokuldayken okuyup bitirebilseydim bu kitabı, daha hassas daha duyarlı büyüyecektim…Hüzünle erken tanışacaktım belki ama Şeker Portakalı, buna değecek bir kitap. Satır aralarına sığınabileceğiniz; kendinizden, çocukluğunuzdan, saflığınızdan bir iz bulabileceğiniz; tebessüm ederken ağlayabileceğiniz, muhteşem bir eser.