Sefa

ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM
Üç kez seni seviyorum diye uyandım Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum. Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün. Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum -Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum. Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün. Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum. Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun. "İlhan Berk"
Sayfa 174 - Zambak Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
kimsesizler
Kaldır başını yavrum, Utanma, Utanmayı unutanlar utansın. Yanarken tepelerindeki bin mumluk ampulleri Görmeyenler gözleri açıkken, El yordamıyla gidenler, Sönmüş kandiller gibi yürekleri kapkara, Ruhları matlaşmış sevgisizlikten, Gözlerine bir is perdesi çekmiş ki para, Sanki götürecek mezara. Seni çocuğum, seni Görmeyenler utansın. Kaldır başını utanma, Utanmayacaksın. Bir bilsen gözlerindeki aydınlığı, Ellerinde umut tomurcukları, Yüreğinde ateşle Sen güneşten de sıcaksın. Uzat, ver elini bana, İçimde çalkalanıyor deniz. Sen benim geleceğe çizdiğim iz, Güzelliğe ektiğim tohum. Boy vereceksin bir gün biliyorum. Şimdi büyük sandığın, Bakışıyla utandığın bir sürü cücenin Atlayacaksın bir adımda üzerlerinden. Elimi tut! Sen de diğerine uzat elini, sıkıca tut. Unutma bir hiçtir Haksızlığa susan dil, doğruyu duymayan kulak, gerçeği görmeyen göz.
Sayfa 149 - Zambak Yayınları·Kitabı okudu
Aşktan bahsedeceğim
Günler var, aşkla yüklü olduğumuz, Sevda bahsinde haklı olduğumuz Yetmez mi ağlamaklı olduğumuz? Şimdi size aşktan bahsedeceğim... Yâdını duyduğum şey, bütün bir yaz, Düşünceler, bulutlar kadar beyaz. Gayri niyet ettim, vazgeçsem olmaz, Şimdi size aşktan bahsedeceğim... Küllenmiş bir ateş gibi eskiden Bir beste bilirdim hasretle biten. Yollara bakınız, uzayıp giden, Şimdi size aşktan bahsedeceğim... Kapanmış sükûta bütün perdeler, O çocukluk günlerim nerdeler? Aşktır, kurşun gibi bağrımı deler, Şimdi size aşktan bahsedeceğim... "Feyzi Halıcı"
Sayfa 136 - Zambak Yayınları·Kitabı okudu
Olumsuz bir tepkiyi bırakmaya alternatif olarak, siz tepkinin dış nedenine geçirgen hale geldiğinizi imgeleyerek de onu ortadan kaldırabilirsiniz. Bunu önce küçük, hatta önemsiz şeylerde uygulamanızı tavsiye ederim. Diyelim ki evde sessizce oturuyorsunuz. Birden, sokakta bir arabanın alarmı çalmaya başlıyor. Siz sinirleniyorsunuz. Bu sinirlenmenin amacı nedir? Hiçbir amacı yoktur. Onu neden yarattınız? Siz yaratmadınız. Zihin yarattı. Bu tamamen otomatik, tamamen bilinçsiz bir şeydi. Zihin onu neden yarattı? Çünkü o bilinçaltında- sizin bir olumsuzluk ya da mutsuzluk olarak hissettiğiniz- direncinin istenmeyen koşulu bir biçimde ortadan kaldıracağına inanır. Bu, elbette, bir yanılgıdır. Onun yarattığı direnç- bu vakada sinirlenme ya da öfkelenme- onun ortadan kaldırmaya çalıştığı ilk nedenden çok daha rahatsız edicidir.
Sayfa 205 - Akaşa Yayınları·Kitabı okudu
Algı ile düşünce arasındaki zaman aralığı ne kadar genişse, siz bir insan olarak o kadar fazla derinleşir, yani daha bilinçli olursunuz. Birçok insan zihnine öylesine hapsolmuştur ki doğanın güzelliği onlar için gerçekten mevcut değildir. Onlar, "Ne güzel bir çiçek," diyebilirler, ama bu sadece mekanik zihinsel bir etiketlemedir. Onlar sessiz ve orada mevcut olmadıklarından tıpkı kendilerini tanımadıkları, kendi özlerini, kutsallıklarını hissetmedikleri gibi - çiçeği de gerçekten görmezler, onun özünü, kutsallığını hissetmezler.
Sayfa 115 - Akaşa Yayınları·Kitabı okudu
Reklam